Explorers türkçesi Explorers nedir

Explorers ile ilgili cümleler

English: The voices coming from the jungle frightened the explorers.
Turkish: Ormandan gelen sesler kaşifleri korkuttu.

English: The explorers began to suffer from a severe lack of food.
Turkish: Araştırmacılar ciddi bir gıda eksikliğinden muzdarip olmaya başladı.

English: Early explorers used the stars for navigation.
Turkish: İlk kaşifler navigasyon için yıldızları kullandılar.

English: The explorers discovered a skeleton in the cave.
Turkish: Araştırmacılar mağarada bir iskelet keşfettiler.

Explorers ingilizcede ne demek, Explorers nerede nasıl kullanılır?

Microsoft network explorer : Microsoft network gezgini.

Explorer : Araştırmacı. Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkaran. Dolaşan kimse (keşifte bulunmak amacıyla). Araştırıcı. Windows gezgini. Keşif yapan kişi. Gezgin. Eksploratör. Açımcı. Kaşif.

Explore every avenue : Her yola başvurmak.

Explore : İnceleme gezisi yapmak. Dikkatle incelemek. Keşfe çıkmak. Araştırmak.

Explored : Araştırmak. Muayene etmek. Kontrol etmek. Keşfetmek. Keşfedilmiş.

Wexplore : Wgezgini.

Explorable : Keşfedilebilir.

Explores : Keşfetmek. Araştırmak (bir konuyu). Dolaşmak (keşifte bulunmak amacıyla). Bulmak. Kontrol etmek. Araştırmak. Keşfe çıkmak. Açımlamak. Tetkik etmek. İncelemek.

 

Unexplored territory : Keşfedimemiş bölge. Tanıdık olmayan ve daha önce araştırılmamış bölge.

Exploration : Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Laparotomi ve operasyonlarda iç organların elle muayenesi. Yeryüzünde bir yörenin yakından incelenerek tanınması. Varlığı bilinmeyen olgusal bir durumu ya da olgular arasındaki bir ilişkiyi açığa çıkararak bilgi konusuna dönüştürme. Araştırma (bir konuyu). Dolaşma (keşifte bulunmak amacıyla). Sondaj. Arama. Araştırma. İnceleme.

İngilizce Explorers Türkçe anlamı, Explorers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Explorers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cave : Tünel oymak. Pes etmek. İn. Kovuk. Oymak. Açmak. Yıkılmak. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Siyasi partiden kopma. Batmak.

Spelunk : Mağaraları araştırmak (hobi).

Chainmen : Ölçümcü. Ölçüm yaparken bir zincir kullanan kimse.

Beat about : Endişeyle aramak. Sıkıntıyla aramak. Aranıp durmak. Bakınmak. Rota değiştirmek. Aranmak. Aramak. Bakmak.

Search : Dikkatle incelemek. Aramak. Gedik açmak (mermi). Bakma. Arama tarama yapmak. Araştırma. Araştırmak. İncelemek. Bilgisayar, bilişim, hukuk alanlarında kullanılır. Sondalamak (medikal tıp terimi).

 

Prospect : Maden aramak. Araştırmak. Muhtemel müşteri. Geniş manzara. Umut. (maden vb) aramak. Görünüş. Beklenti. Altın aramak. Aramak (altın).

Pathfinders : Yol gösterici. Rehber. Çığır açan kimse. Kılavuz.

Analyst : Analist. Psikanalist. Çözümleyici. Analiz yapan kimse. Bir özesağaltımcı görüşmede, sunduğu yapılaşmamış uyaranlarla özgür konuşma sürecinde etkin bir üstlencesi bulunan gözlemci ya da sağaltımcı, bk. özeçözümleme. Ruh çözümcü. Çözümlemeci. Analiz uzmanı. Tahlilci.

Enquirer : Soruşturmacı. Sorular soran kimse. Dedektif. Bilgi isteyen kimse.

Discoverer : Bulucu. Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkaran. Açımcı.

Explorers synonyms : pioneer, mapquest, re explore, google, enquirers, map, cast about, investigate, investigators, contemplators, cast around, analysts, look into, inquisitive, heuristic, pathfinder, explorer, discoverers, investigator, investigative, contemplator, chainman, foragers, forager, inquisitory, inventor, research.