Extatic türkçesi Extatic nedir

  • Ekstatik.

Extatic ingilizcede ne demek, Extatic nerede nasıl kullanılır?

Extacy : Coşkunluk. Vecit. Kendinden geçme. Coşku.

Extant : Hala var olan. Baki. Geçerliliğini kaybetmemiş. Günümüze ulaşan. Mevcut. Kaybolmamış. Hala baki ve mevcut. Günümüze kadar gelen.

Extasy : Baskın duygu (ayrıca ecstasy). Mutluluktan uçma. Kendinden geçiren zevk.

Be extant : Kaim olmak.

Bubble sextant : Hava kabarcıklı sekstant. Kabarcıklı sekstant. Hava kabarcıklı sekstanl. Hava sekstant.

Extemporal : O anda uydurulmuş. Doğaçlama. Spontan. Hazırlıksız yapılan.

Nonextant : Namevcut. Varolmayan.

Extemporaneously : İrticalen. Doğaçtan. Spontan olarak. Önceden bir hazırlık yapmaksızın. Doğaçlama olarak. Hazırlıksız bir şekilde. Doğaçlama. Doğaçlamayla.

Ext : İç hat. İlave telefon. Telefon ağı şubesi. Yay. Telefon uzatma. Dahili telefon hattı. Seç.

Sextant : Altılık. Dairenin altıda biri. Sekstant. Açısal yükseklik ölçen bir araç. Denizcilikte açısal mesafeyi ölçen aygıt.

İngilizce Extatic Türkçe anlamı, Extatic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extatic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Strange : Acemi. Bilinmeyen. Acayip. Tuhaf. Garip. Yad. Alelacayip. Yabancılık. Çekingen. İşe yabancı.

 

Rapt : Kendini vermiş şekilde. Kendinden geçmiş. Memnun. Esrik. Cankulağıyla. Hoşnut. Mest. Çok dalmış. Mest olmuş.

Rapturous : Kendinden geçmiş. Mest olmuş. Coşkulu. Mest eden. Esrimiş.

Rhapsodic : Coşkun. Rapsodiye benzer. Heyecanlı. Rapsodi.

Alien : Yabancı. Ters. Uymayan. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Zıt. Değişik. Ecnebi. Uzaylı. Başka bir ülkeden gelen kişi. Yabancı uyruklu kimse.

Joyous : Neşeli. Şen. Sevindirici. Keyifli. Sevinçli.

Foreign : Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Yabancı madde. Yurt dışı. Dış. Yabancı. Dıştan gelme. Ecnebi. Harici. Yurtdışı. Ülke dışı.

Enraptured : Aklını başından almak. Mest olmuş. Sevince boğmak. Aklı başından gitmiş. Mest etmek.

Extatic zıt anlamlı kelimeler, Extatic kelime anlamı

Native : Natif. İlkel. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kendi doğal alanında bulunma. Yerli. Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan. Doğal, doğuştan, basit, yerli. Doğal. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması.

Joyless : Keyifsiz. Mutsuz. Kederli. Üzgün. Neşesiz.

Extatic ingilizce tanımı, definition of Extatic

Extatic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Ecstatic].