Extrapolates türkçesi Extrapolates nedir

  • Ekstrapole.
  • Geleceği tahmin etmek.
  • Dışdeğerini hesaplamak.
  • Sonuca ulaşmak.
  • Verilerden bilinmeyene ulaşmak.
  • Dışdeğerlemek.
  • Dışdeğer bulmak.
  • Tahmin etmek.
  • Anlam çıkarmak.
  • Dış değer bulmak.

Extrapolates ingilizcede ne demek, Extrapolates nerede nasıl kullanılır?

Extrapolate : Dışdeğerini hesaplamak. Ekstrapole. Dışdeğerlemek. Dışdeğer bulmak. Sonuca ulaşmak. Verilerden bilinmeyene ulaşmak. Tahmin etmek. Geleceği tahmin etmek. Anlam çıkarmak. Dış değer bulmak.

Extrapolated : Tahmin olarak yürütülmüş. Anlam çıkartılmış. Tahmin etmek. Verilerden bilinmeyene ulaşmak. Sonuca ulaşmak.

Extrapolating : Tahmin etmek. Sonuca ulaşmak. Anlam çıkarma. Verilerden bilinmeyene ulaşmak.

Extrapolation : Ekstrapolasyon. Genellikle, eldeki verilerin sınırı dışında kalan bir işleve özgü değerleri önceden kestirmek için yapılan çalışma. Bir zaman dizisinin kapsadığı dönemin veya verilerin dışındaki değerlerin geçmiş değerlerden hareketle tahmin edilmesi. Uzaylama. Tahmin etme veya anlam çıkarma eylemi. Dışkestirim. Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır. Dışdeğerbiçim. Bilinene dayanan tahmin. Dış değer bulma.

Extrapolations : Gözlemlerin ötesinde tahmin. Dışdeğerbiçim. Ekstrapolasyon. Uzaylama. Bilinene dayanan tahmin. Dış kestirim. Dış değer bulma. Dışdeğer. Tahmin etme veya anlam çıkarma eylemi. Dışkestirim.

 

İngilizce Extrapolates Türkçe anlamı, Extrapolates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extrapolates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

End : Uç çekit. Uç. Taraf. İzmarit. Son. Son kısım. Sona ermek. Kafa. Bitmek.

Made out : Farketmek. İlişki kurmak. İdare etmek. Çıkarmak. Başarmak. Geçinmek.

Calculate upon : Beklemek. Sanmak. Ummak.

Approximates : Çok yaklaşmak. Andırmak. Benzemek. Yaklaşık olmak. Yaklaşık olarak değerlendirmek. Yaklaşmak. Yaklaşık. Yaklaştırmak. -e yakın olmak.

Anticipate the future : Gelecekte olacak şeylere hazırlıklı olmak. Geleceği öngörmek. Geleceği sabırsızlıkla bekmelek.

Work out : Spor yapmak. Çözüm üretmek. Vücut egzersizi yapmak. İdman yapmak. Gelişmek. Tüketmek. İstenilen sonucu vermek. Çıkmak. Hesaplamak. Çalışma yapmak.

Reckon : Sanmak. Hesap etmek. Hesaba katmak. Hükmetmek. Addetmek. Gözüyle bakmak. Saymak. ...gözüyle bakmak. Tutmak. Hesaplamak.

Daresay : Söylemeye cesaret etmek. Öyle olduğunu düşünmek. Bir şeyin neredeyse kesin farz etmek. Zannetmek. Galiba. Söyleyebilmek.

Deduce : Çıkarsama yapmak. Gelişimini izlemek. Görüşüne varmak. Anlamak. Sonucuna varmak. Çıkarsamak. Sonuç çıkarmak. Çıkarım yapmak. Ortaya çıkarmak. İstidlal etmek.

Extrapolates synonyms : extrapolate, approximated, derive, conjecture, bring under control, ended, compute, coming through, calculate, cipher, get a grip on, make out, win through, augurate, extrapolating, extrapolated, come through, inferred, infer, figure, make sense out of, land up, inferring, infers, conjectured, approximate, conjecturing, calculates, deduct, anticipate, judge, judging, conjectures.