Eyelids türkçesi Eyelids nedir

  • Göz kapakları.
  • Gözkapağı.
  • Eksoz ağzı kapakları.

Eyelids ile ilgili cümleler

English: Camels have three eyelids.
Turkish: Develerin üç göz kapağı vardır.

English: Tom's eyelids were half open.
Turkish: Tom'un göz kapakları yarı açık.

English: Jale lowered her eyelids.
Turkish: Jale göz kapaklarını indirdi.

English: My eyelids are heavy
Turkish: Göz kapaklarım ağır.

English: Your eyelids are closed, but I know you're awake.
Turkish: Göz kapakların kapalı, ama uyanık olduğunu biliyorum.

Eyelids ingilizcede ne demek, Eyelids nerede nasıl kullanılır?

Third eyelid gland prolapse : Üçüncü göz kapağı bezinin yangısal nedenlerle göz kapağının altından çıkarak büyük ve görülebilir duruma gelmesi. Üçüncü göz kapağı bezinin prolapsusu.

Adipose eyelid : Adipoz göz kapağı. Yağımsı göz kapağı. Bazı balıklarda gözlerin ön ve arka bölgelerinde bulunan şeffaf zarımsı yapı, adipöz göz kapağı.

Bat an eyelid : Gözünü kırpmak.

Did not bat an eyelid : İkinci bir kez düşünmedi bile. Hiçbir şaşırma belirtisi göstermedi. En ufak bir şekilde şoke olmadı.

Not bat an eyelid : Hiçbir şaşırma belirtisi göstermemek. Suratından bir şey anlaşılmamak. Kılını kıpırdatmamak. Yüzünde mimik oynamamak. Tepki vermemek.

 

Eyeless : Gözsüz. Göremeyen. Göz veya gözleri olmayan. Kör.

Eyelet : İp geçirme deliği. Balıkgözü. Kopça iliği. İplik rehberi gözü. Kopça dişi. Göz. Delik. Gözcük. Kopça (dişi). Delik halka.

Eyelessness : Körlük.

Eyelike : Gözü andıran.

Eyelid : Blefaron. Gözkapağı. Gözü örten ve açılıp kapanabilen deri parçası. Göz kapağı.

İngilizce Eyelids Türkçe anlamı, Eyelids eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eyelids ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

[#palpebra Palpebra] : Palpebra. Göz kapağı.

Eyelash : Siliyum. Kirpik.

Eye lid : Göz kapağı.

Lid : Menteşeli veya bağlantısız kapak. Başlık. Engel. Kapak. Yasak. Mani.

Oculus : Okulus. Göz. Kubbenin tepesindeki yuvarlak açıklık (mimarlık).

Lids : Kapak.

Lash : Kamçılamak. Vurmak. İp ile bağlamak. Ayıplamak. Hicvetmek. Çarpmak. Kırbaçlamak. Bağlamak. Azarlamak. Taşlamak.

Conjunctiva : Göz ile gözkapaklarını birleştiren zar. Göz sümüksel zarı. Konjunktiva. Konjonktiv. Konjunktiva. Göz küresinin ön kısmını örten zar biçiminde ince mukoza. Göz kapaklarının iç yüzeyi ile skleranın bir kısmını örten ince zar. Konjonktiva. Gözün korneaya kadar olan ön kısmını ve göz kapaklarının iç yüzeylerini kaplayan, çok sayıda goblet hücresi içeren çok tabakalı silindirik epitelden oluşmuş, ince şeffaf mükoz bir tabaka.

Eyed : Gözlü.

Eye : Görme gücü. Işığa duyarlı olan ve görmeyi sağlayan, çeşitli hayvanlarda basit göz, bileşik göz gibi farklı yapılarda ve sayılarda bulunan organ. insanda, kafatasının orbit denilen çukuruna yerleşmiş, dışta sklera ve kornea tabakaları, ortada damar tabaka (koroit, silli cisimcik, iris) ve içte retina tabakasından oluşan, irisin önünde ve arkasında ön ve art odalar bulunan, bütün tabakaların çevrelediği en iç kısmı dolduran camsı (vitröz) maddeden yapılmış bir çift organ. Nazar. Bakış. Gözünü dikip bakmak. Dikkatle bakmak. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası. Gözetlemek. Kuşkuyla bakmak. Dişi kopça.

 

Eyelids synonyms : protective fold, optic, eye lids, cilium, eyelid.

Eyelids zıt anlamlı kelimeler, Eyelids kelime anlamı

Eyeless : Kör. Göz veya gözleri olmayan. Gözsüz. Göremeyen.

Sighted : Gözleri gören. Kör olmayan.