Eylemsiz vurguncu nedir, Eylemsiz vurguncu ne demek

Eylemsiz vurguncu; Şehir alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

İyesi bulundukları taşınmazların zamanla artan değerinden yarar sağlayan, parasını taşınmazlara yatırarak güvence altına alan, bu işleri ya hiç kazanç güdüsü olmaksızın ya da eylemli vurgunculukta olduğu ölçüde güçlü bir kazanç güdüsü ile yapmayan vurguncu türü.

Eylemsiz vurguncu kısaca anlamı, tanımı

Eyle : Öyle. O şekilde, bk. ele, öle, ôyle. öyle

Eylem : Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon. Fiil. Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası.

Eylemsi : Fiilimsi.

Eylemsiz : Eylemi olmayan.

Vurgu : Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılmış olan baskı, aksan.

Vurgun : Kolayca ve haksız ele geçen kazanç. Birine veya bir şeye vurulmuş, bağlanmış, sevmiş olan, sevdalı, âşık, meftun. Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm. Silahla yaralanmış olan. Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar.

Vurguncu : Para dalgalanmalarından yararlanarak kolay yoldan kazanç elde eden, alavereci, muhtekir, ihtikârcı, spekülatör. Yolsuz bir biçimde kazanç elde eden.

 

Eylemli vurguncu : Toprağın, bireylerin iyeliğinde olduğu toplumlarda, kamu kuruluşlarının eylem ve işlemleri ve kentsel gelişme sonucunda ortaya çıkan toprak değeri artışlarından yararlanmak amacıyla, elindeki toprağını boş tutmayı, kentin gelişme alanlarında ucuz ederlerle boş bekletilmek üzere toprak satın alıp eder artışlarından kazanç sağlamayı uğraş durumuna getirmiş olan kimse.

Vurgunculuk : İleride meydana gelebilecek fiyat dalgalanmalarından yararlanarak haksız kazanç sağlama, alaverecilik, ihtikâr, ihtikârcılık, spekülasyon, spekülatörlük.

Taşınmaz : Taşınamayan. Ev, tarla vb. taşınamayan mülk, gayrimenkul.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Zamanla : Aradan süre geçtikçe, giderek.

Güvence : Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.

Taşınma : Taşınmak işi.

Eylemli : Eylem durumunda olan, amelî, fiilî. Kadrolu.

Değeri : Kıymet, paha.

Kazanç : Satılan bir mal, yapılmış olan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü. Yarar, çıkar, kâr.

Yarar : Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.

Diğer dillerde Eylemsiz vurguncu anlamı nedir?

Osmanlıca Eylemsiz vurguncu : pasif spekülatör