Eymece nedir, Eymece ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ucuna hamur ya da et takılıp balık avlamak için kullanılan demirden yapılmış, yarım daire şeklinde bir çeşit olta.

Yaş ağacı eğerek yapılan yay.

Eklem yerleri: Eymecelerim çok ağrıyor.

Eymece kısaca anlamı, tanımı

Eyme : Kapı sürgülerinin geçtiği ve iki ucu söveye çakılı eğri demir. Toprak damlı evlerin üzerinde kullanılan yuvarlak taş, loğ taşı. İki dağ arasındaki alçak yer. Eğilip duvara yaslanan çalı. Alaçığın üzerine konulan ağaç. Kapı kilitlenirken kilit dilinin içine geçtiği demir törpü. (Çokcalar Bozüyük Bilecik). Sapların dışarı taşmaması için kağnının iki yanına örülmüş fındık dallarından yapılan set. (Beyceğiz Fatsa Ordu)

Yarım daire : Bir dairenin bir yarım çember ve bir çapla sınırlanan yarısı.

Avlamak : Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.

Eğerek : Keten tohumu.

Takılı : Takılmış, tutturulmuş, asılmış.

Avlama : Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

Ağacı : Ağabey, büyük erkek kardeş. Zakkum.

Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Saatte on iki otuz. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Bir bütünün yarısı olan miktar.

 

Şekli : Havuç. Biçimle ilgili, biçimsel, formel.

Ucuna : Köpeği sürü başına çağırma ünlemi.

Takıl : 1.Buğday. 2.Tahıl ölçeği. 1.Çeyiz. 2.Bohça. 3.eşya. 4.İç giysisi.

Hamur : Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Öz, asıl, maya.

Eğere : Eğer, şayet.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

Eklem : Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.

Daire : Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası. Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.

Dair : Bir konu üzerine olan, üzerine, konusunda, . ile ilgili, üstüne.

Diğer dillerde Eyletme anlamı nedir?

İngilizce'de Eyletme ne demek ? : induction