Fıtık nedir, Fıtık ne demek

Fıtık; bir tıp terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • İç organlardan bir parçanın, genel olarak bağırsak bölümünün karın çeperlerini geçip deri altında ur gibi bir şişkinlik yapması, kavlıç, yarımlık

"Fıtık" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Musiki hocamız genç yaşında bir fıtık ameliyatı sonunda ölmüştü." - S. F. Abasıyanık

Yerel Türkçe anlamı:

Dikenli ve bodur ardıç ağacının tohumu.

Tahsildar makbuzu.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Herhangi bir organ veya dokunun bir kısmının, kendisini saran yapıdan, doğal veya kazanılmış bir delik veya kanalla dışarıya çıkması, herni, fatık.

İngilizce'de Fıtık ne demek? Fıtık ingilizcesi nedir?:

hernia

Fıtık hakkında bilgiler

Fıtık, anatomik yapının bozulması ile doku veya organların normal yerinden başka bir alana yer değiştirmesidir.

Pasif işler ve ağır işler olarak 2 ana nedeni vardır.

Pasif işlerde (egzersiz işe başlama), Uzun süreli sabit (masa başı) işlerde çalışmaları.

Özellikle bilinçsiz ev hanımlarında, ağır yükü bacaklarla değil de bel ile kaldırma nedeni ile bel fıtığı görünür.

Fıtık anlamı, tanımı:

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

 

Fıtık etmek : Sıkıntı vermek, üzmek.

Fıtık olmak : Büyük sıkıntı duymak, kahrolmak, çaresiz kalmak.

Fıtık otu : Kızılyaprak.

Bel fıtığı : Bel omurlarında oluşan fıtık.

Kasık fıtığı : Kasık bölgesinde oluşan fıtık, kasık çatlağı, yarımlık.

Fıtıklı : Fıtığı olan.

Parça : Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Pasaj. Güzel, alımlı kız veya kadın. Nesne. Tane. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Müzik eseri.

Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir genelleme sonucunda elde edilen.

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.

 

Karın : Döl yatağı. İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. İç, gönül, akıl, kafa. Mide. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar.

Çeper : Sebze bahçesi. Bağ çubuğu, çalı çırpı. Çit. Ahlaksız, huysuz, geçimsiz kimse. Zar.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. Toplantı, düğün. Bu tabakadan yapılmış.

Anatomik : Anatomi ile ilgili.

Fıtık atmak : Oynamak, dans etmek.

Diğer dillerde Fıtık anlamı nedir?

İngilizce'de Fıtık ne demek? : n. hernia, rupture

Fransızca'da Fıtık : hernie [la]

Almanca'da Fıtık : n. Bruch, Leistenbruch

Rusça'da Fıtık : n. грыжа (F)