Fall into decay türkçesi Fall into decay nedir

Fall into decay ingilizcede ne demek, Fall into decay nerede nasıl kullanılır?

Fall : Ölmek. Rastlamak. Gece çökmek. Atışmak. Vurmak. Düşme. Yatağa düşmek. Yaralanmak. Asılmak. Yenilmek.

Into : -in içine. İçine. E. İçeriye. -e. Şekline. -a. Biçimine. Ye. Haline.

Decay : Çürük. Bozmak. Eksilmek. Ses kesildikten sonra, oluşan yankının yavaş yavaş kaybolması. Dağılmak. Bozulma. Zayıflamak. Çürütmek. Sağlığını yitirmek. Kokuşma.

Fall into : Uğramak. Maruz kalmak. Akmak. Yeralmak. Bölünmek. Dökülmek. Edinmek. Yer almak. Başlamak (konuşma vb.).

Fall into a coma : Komaya girmek.

Fall into disgrace : Rezil olmak. Saygınlığını yitirmek. İtibarını kaybetmek. Gözden düşmek.

Fall into arrears : Borçları vadesinde ödememek. Zamanında borçlarını ödeyememek. Borcunu ödeyememek.

Fall into desuetude : Kullanılmamak. Yürürlükten kalkmak.

Fall into a trap : Çürük tahtaya basmak. Tuzağa düşmek. Tuzağa yakalanmak. Sakata gelmek.

Fall into abeyance : Hükümsüz olmak. Artık kullanılmamak. Yapılmamak. Uygulanmamak. Askıya alınmak.

İngilizce Fall into decay Türkçe anlamı, Fall into decay eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fall into decay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Be embarrassed : Morarmak. Bozum olmak. Mahcup edilmek. Utanmak. Mahcup olmak. Mahcup kalmak.

Break down : Yıkılmak. Ruhen yıkılmak. Bölmek. Yıkmak. Baskıya dayanamamak. Kırmak. Bozmak. Parçalamak. Duygularını kontrol edememek.

Date : Eski bir tarihten geliyor olmak. Tarih atmak. Tarih. Uzay, tarih alanlarında kullanılır. Buluşmak. İle çıkmak. Bayatlamak. Bir olayın, bir gözlemin zamanını, gün, ay, yıl olarak belirten ifade. Eskiden kalmak. Modası geçmek.

Busts : Patlatmak. İflas ettirmek. Rütbe indirmek. Tartışmak. Parçalamak. Mahvetmek. Vurmak. Batmak. Kırmak. Sona ermek.

Break : Tan. Şafak vakti. İhlal etmek. Parçalanmak. Kırık. Kırılma. Tutmamak. Batırmak. Ani değişim. (ses) gitmek veya kısılmak.

Blights : Keşmekeş (argo terim). Yıkım. Mahvetmek. Mantar. Kavurmak. Kötü etkilemek. Felaket. Küf. Kurutmak. Karmaşa.

Frazzles : Yıpranmak. Aşırı yorgunluk durumu. Yorulmak. Yormak. Bitkinlik. Yorulma. Bitkin düşme. Yıpratmak. Yıpranma.

Draping : Kıvırmak. Kumaşla süslemek. Sarkmak. Dökümlü olmak. Süslemek. Sermek. Katlamak. (kumaş ile) üstünü örtmek. Asmak.

Corrodes : Çürütmek (pas veya kimyasal madde). Korozyona uğramak. Çürütmek. Yıpranmak. Aşınmak. Kemirmek. Paslandırmak. Yıpratmak. Paslatmak.

Fall into decay synonyms : become unsound, blight, disintegrates, become old, bust, disgorges, emptied, be destroyed, cankering, frazzle, become depraved, bruise, grow old, see service, burn out, stalest, addling, addlings, decay, be corrupted, addles, be disconcerted, corrode, disembogue, frazzling, dating, empty, busted, blighting, disgorging, coursed, course, draped.