Fallen off türkçesi Fallen off nedir

  • Tekneyi rüzgar altına doğru çevirmek.
  • Yüksekten düşmek.
  • Azalmak.
  • Değişmiş olmak.
  • Damlamak.
  • Eskisi gibi olmamak.
  • Dökülmek.
  • Düşmek.
  • Teknenin rüzgarla açısını arttırmak.
  • Bozulmak.
  • Terketmek.
  • (tekne için) kafayı açmak.

Fallen off ile ilgili cümleler

English: The lorry had to stop because its load had fallen off.
Turkish: Yükü düştüğü için kamyon mecburen durdu.

Fallen off ingilizcede ne demek, Fallen off nerede nasıl kullanılır?

Fallen : Düşen. Düşük. Günahkar. Fethedilmiş. Kötü yola düşmüş. Düşkün. Şehit. Yeryüzüne inmiş. Mealen (bir çatışmada) ölmüş (kişi). Düşmüş.

Off : Soğutmak. Dışında. Başlangıç. Baş. Çıkarmak. İndirmek. Yanılmak. Kalkmak. Azalmak.

Fallen angel : Tanrının emirlerine karşı gelerek cennetten sürgün edilen melek. Eskiden başaralı olup artık başarılı olmayan kurum vb. Yeryüzüne inmiş melek.

Fallen arches : Düztabanlar.

Fallen asleep : Uyuyakalmış. İçi geçmiş.

Fallen away : Eğimli olmak. Azalmak. Eksilmek. İnmek.

İngilizce Fallen off Türkçe anlamı, Fallen off eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fallen off ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disgorge : İsteksizce geri vermek. Kusmak. Kusarak çıkarmak. Boşaltmak. İstifra etmek. Zoraki geri vermek.

 

Addle : Kokuşturmak. Şaşırtmak. Çürümek. Kafa karıştırmak. Bozulmak (yum.). Kokmak. Cılk. Çürük. Kokmak (yum.).

Drib : Çok küçük miktar. Damlacık. Damla. Azıcık.

Bust : İflas etmek. Mahvetmek. İflas ettirmek. Sona ermek. Patlatmak. Becerememek. Batmak. Rütbe indirmek. Tartışmak. Kırmak.

Cast aside : Kurtulmak. Kenara itmek. Bir kenara bırakmak. Başından savmak. Atmak. Kenara atmak. Çevresinden uzaklaştırmak. Başından atmak. İhmal etmek.

Come off : Boşalmak. Beli gelmek. Çıkmak. Sona ermek. Gerçekleşmek. Başarmak. Kopmak. Olmak.

Crashes : Hızla iflas etmek (işyeri). Çarpışmak. Gürültüyle çarpmak. Düşmek (kaza sonucu). Gürültü etmek. İflas bayrağını çekmek. Davetsiz olarak gitmek. İflas etmek. Gürlemek.

Decay : Bozulma. Çürütmek. Halsiz düşmek. Sağlığını kaybetmek. Çürümek. Çöküş. Dağılmak. Güçten düşmek. Buzulun erime ve buharlaşma ile küçülüp kısalması ya da büsbütün ortadan kalkması.

Chuck : Çenesini okşamak. Sevimli şey. Kusarak çıkarmak. Gıdaklama. Son vermek. Bırakmak. Savurmak. Kavrama. Dışarı atmak.

Absquatulation : Bir yere beklenmedik bir şekilde ve izinsiz gitmek. Kaçmak. Hızlı bir şekilde ayrılmak. Bir yerden aceleyle ayrılma.

Fallen off synonyms : desolates, blobbed, cede, de escalate, blobbing, abandons, be embarrassed, be lowered, come in suddenly, dribble, distills, disembogue, be reduced, desolate, collapsing, create, become smaller, dripped, coursed, desolating, alleviates, ceded, condescend, deserting, become depraved, disintegrate, crumble, blow, come down, blob, cedes, busted, draping.