Fallows türkçesi Fallows nedir

  • Devetüyü rengi.
  • Yoz.
  • Nadasa bırakılan arazi.
  • Ekilmemiş toprak.
  • Nadasa bırakmak.
  • Devetüyü.
  • Nadas etmek.
  • Nadasa bırakılan toprak.
  • Nadas.
  • (toprak) nadasa bırakılmış.
  • Ekilmemiş.

Fallows ingilizcede ne demek, Fallows nerede nasıl kullanılır?

Fallow deer : Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geyikgiller (cervidae) familyasından, 140 cm kadar uzunlukta, 90 cm kadar yüksekliği olan, yazın ak benekler taşıyan, erkekleri boynuzlu bir tür. Alageyik. Sığın.

Fallow field : Nadasa bırakılmış tarla. Bir sene için sürülmüş ve ekilmemiş olarak bırakılmış tarla.

Fallow land : Nadasa bırakılmış toprak. Nadasa bırakılan toprak. Verimliliğini artırmak için bir dönem veya daha fazla tohum ekilmeden bırakılmış toprak.

Fallow lands : Nadasa bırakılan toprak. Nadas arazi.

Fallow up : Bir alan uygulamasında soru çizinliklerinin dağıtılmasından başlayarak toplanmasına değin geçen kollama süreci. İzleme.

Fallowing : Nadas.

Fallop tube : Fallop borusu. Yumurta kanalı.

Falloffs : Düşüş.

Fallowness : Ekilmemiş olma.

Fallow : Nadasa bırakılmış toprak. (toprak) nadasa bırakılmış. Nadas etmek. Nadasa bırakılmış. Nadas. Devetüyü rengi. Nadasa bırakılan toprak. Devetüyü. Yoz. Ekilmemiş toprak.

İngilizce Fallows Türkçe anlamı, Fallows eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Fallows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buffs : Perdah vurmak. (araba veya radyo vb) meraklısı. Meraklı. Perdahlamak. Açkılamak. Öküz derisi. Hasta. Perdah etmek. Maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri. Yumuşak bir şeyle parlatmak.

Go : Yok olmak. Ölmek. Götürmek. İddiaya girmek. Ayrılmak. Geçmek. Yayılmak. Devrolunmak. Deneme. Sonuçlanmak.

Feller : Koca. Genç adam. Arkadaş. Sevgili. Ağaç kesen kimse. Şahıs. Adam. Delikanlı.

Cuss : Delikanlı. Küfür. Küfretmek. Herif. Adam. Lanetlemek. Sövmek. Huysuzluk. Lanet. Tip.

Bloke : Adam. Herif. Herifçioğlu (argo terim). Arkadaş.

Move : Kıpırdatmak. Kımıldamak. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Devinmek. Oynatmak. Duygulandırmak. İlerlemek. Teklif etmek. Yer değiştirmek.

Fallow lands : Nadas arazi.

Travel : Topuklamak. Yolculuk yapmak. Yolculuk etmek. Seyahat etmek. Yolculuk. Gitmek. İşlemek. Gezi. Dolaşmak. Tüymek.

Unplanted : Ekili olmayan.

Fallowing land : Üretim yapılan tarlanın, bir sonraki üretim dönemi için sürülerek dinlenmeye bırakılması.

Fallows synonyms : male person, locomote, lag, male, fallowing, unsown, carry, shadow, buffed, wasteland, tailgate, virgin soil, waste, wastelands, fallow land, unworked, camel hair, blighter, fall back, fallow, dawdle, chap, virgin, degenerate, buff, fall behind, lad, dog, fella, light brown, degenerates, uncultivated, gent.

Fallows zıt anlamlı kelimeler, Fallows kelime anlamı

Precede : -den üstün olmak. Önünde gitmek. Üstün olmak. Önce gelmek. -den önce gelmek. Önce olmak. -den önde yer almak. Önde olmak. Önünde olmak. Önce davranmak.

 

Stay in place : Yerinde kalmak.

Female : Dişil. İçi oyuk öğe. Bayan atlet. Dişilere ilişkin. Kadın. Kadınlara ait. Atletizm, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dişi. Yavru doğuran, yumurta hücresi üreten organizma. eşeyli üremede erkeğin eşi, femina. hlk. deri üzerinde serpili olarak çıkan siğiller. Bayan.