Fanıklamak nedir, Fanıklamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Laçka olmak, gevşemek, genişlemek.

Fanıklamak kısaca anlamı, tanımı

Fanık : Kırık, zedeli, sakat: Fanık testi. Durgun, sönük, neşesiz. Gevşek, laçka olmuş

Genişlemek : Geniş duruma gelmek, büyümek. Yaygın duruma gelmek. Bollaşmak. Rahat bir duruma gelmek, açılmak, ferahlamak.

Genişleme : Genişlemek işi.

Gevşemek : Sertlik ve gerginliği bozulmak. Çözülmek. Yumuşamak, yatışmak, sakinleşmek. Sevmek, hoşlanmak. Para piyasasında değer yitirmek.

Gevşeme : Gevşemek işi, relaks. Kalbin atmasında kasılmadan sonra gelen dinlenme ve içine kan dolma dönemi, diyastol. Para piyasasında değer yitimi. Gerilmiş vücut bölümlerinin, direnci olmadan kendi ağırlıklarıyla, bazı hareketlerle yeniden kendi durumuna gelmesi, gerilme karşıtı. Öfke, kaygı, korku vb. coşkularla artan ruhsal gerilimin ve gerilen kasların normal duruma gelmesi. İsteğin, çabanın, ciddiyetin azalması.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

 

Laçka : Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması. Gevşemiş, verimsiz duruma gelmiş, düzeni bozulmuş.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Geni : Sözünün eri, mert kişi. Gani. Geri.

Olma : Olmak işi.

Diğer dillerde Fanerozoik anlamı nedir?

İngilizce'de Fanerozoik ne demek ? : phanerozoic