Fanık nedir, Fanık ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kırık, zedeli, sakat: Fanık testi.

Durgun, sönük, neşesiz.

Gevşek, laçka olmuş.

Fanık anlamı, kısaca tanımı

Fanıklamak : Laçka olmak, gevşemek, genişlemek

Neşesiz : Neşesi olmayan. Sevinçsiz, keyifsiz bir biçimde.

Gevşek : Sıkı veya gergin olmayan, gevşemiş olan. Cansız, hareketsiz, iradesiz. İlgisiz, kayıtsız bir biçimde.

Zedeli : Zedelenmiş.

Durgun : Sakin. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz. Neşesiz, keyifsiz, sessiz.

Sönük : Sönmüş olan. Göze çarpmayan, dikkat çekmeyen, silik. Parlaklığı, hızı az veya azalmış olan, etkisiz, zayıf.

Testi : Geniş gövdeli, dar boğazlı, emzikli veya emziksiz olabilen, toprak, cam, metal vb. maddelerden yapılmış olan su kabı. Bu kabın alabileceği miktarda olan.

Sakat : Vücudunda hasta ya da eksik bir yanı olan, engelli, özürlü. Bozuk veya eksik.

Olmuş : Olgunlaşmış, ergin.

Kırık : Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.

Durgu : Sekte. Bir müzik eserinde, bitiş etkisi yapan armonik zincirlemeler bütünü.

 

Laçka : Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması. Gevşemiş, verimsiz duruma gelmiş, düzeni bozulmuş.

Kırı : Eşek yavrusu, sıpa.

Test : Bir kimsenin, bir topluluğun doğal veya sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama. Bir hastalığın varlığını ve niteliğini anlamak için yapılmış olan laboratuvar araştırması. Doğru cevabın seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü. Biyolojik bir işlevi veya değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama.

Neşe : Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç, şetaret. Hafif sarhoşluk, çakırkeyif olma.

Saka : Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse. Baygınlık, kendinden geçme durumlarına yol açan bir hastalık. Saka kuşu. Kırsal bölgelerde sulama işlerini düzenleyen ve denetleyen kimse.

Diğer dillerde Fanerozoik anlamı nedir?

İngilizce'de Fanerozoik ne demek ? : phanerozoic