Fathoming türkçesi Fathoming nedir

Fathoming ingilizcede ne demek, Fathoming nerede nasıl kullanılır?

Fathom curve : Eşderinlik eğrisi.

Fathom line : İskandil hattı.

Fathom out : Çıkarım yapmak.

Sea fathom : Deniz kulacı. Denizde 1,62 m olan uzunluk ölçüsü birimi.

Fathom : Bir metrelik derinlik. Doğru anlamını anlamak. Kavramak. Derinine inmek. 83 m. Anlamak. 1 kulaç = 1. Kulaç. Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık. Anlama.

Unfathomableness : Akıl almazlık. Anlaşılması imkansız olma durumu. Anlaşılmazlık.

Unfathomable : Sırrına varılamaz. Kavranılamaz. Akıl ermez. Dipsiz. Anlaşılmaz. Sırrına erişilmez. Çok derin. Akıl sır ermez. Ölçülemez.

Unfathomability : Çok derin olma durumu. Dipsiz olma durumu. Akıl almazlık. Ölçülmezlik. Anlaşılmazlık.

Fathometer : Eko iskandili. Dokunuş. Derinlik ölçücü. Kulaçölçer. Sondör. İskandil. Sandör. Derinlikölçer. Akis sondası.

Unfathomed : Anlaşılmamış.

İngilizce Fathoming Türkçe anlamı, Fathoming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fathoming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go behind : İç yüzünü aramak. Arkasından gitmek. Aslını araştırmak. Peşine takılıp gitmek. Ardı sıra gitmek. Arkasındaki anlama inmek. Rakibin arkasına dolanmak. Satır aralarını kavramak.

 

Probing : Bir görüşmede alınan yanıtların geçerliğini sınamak ya da verilen bilgilerin kökenine inmek amacıyla yapılan yoklama. Derinlemesine araştırmak. Sonda koymak. Sonda ile muayene. Derine inen. Derinlik yoklaması. İskandil etmek. Soruşturmak. Sondaj yapma.

Ascertains : Öğrenmek. Tayin etmek. Belirlemek. Meydana çıkarmak. Bulmak. Doğrusunu öğrenmek. Tespit etmek. Saptamak. Soruşturmak.

Fathom : Doğru anlamını anlamak. 1 kulaç = 1. Bir metrelik derinlik. Yoklamak. Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık. İdrak etmek.

Truncations : Tepesini kesme. Ucunu kesme. Kesiklik. Kesinlik. Kısaltma. Kesik şey. Kesme. Kesme (bilişim veya bilgisayar terimi).

Probed : Sondaj yapmak. Derinlemesine araştırmak. Sonda koymak. Araştırmak. İrdelemek. Soruşturmak. Soru sorarak sondaj yapmak. Sonda ile yoklamak. Araştırma yapmak. Derinlemesine incelemek.

Get the bottom of : Derinlemesine araştırmak.

Appreciate : Zevk almak. Minnettar olmak. Kıymetini bilmek. Fiyatını yükseltmek. Değer vermek. Farkında olmak. Değerini artırmak. Değeri artmak. Takdir etmek.

Catch : Yakalanan şeyin miktarı. Tokat atmak. Çekmek. Bulaşmak. Sıkışmak. Birdenbire farketmek. Birdenbire fark etmek. Ansızın bulmak. Bityeniği.

Fathoming synonyms : prunings, search into, absorb, truncation, be a good judge of, apprehends, appreciated, apprehend, apprehending, came home, plumbed, bites, apprehended, accepts, plumb, apperceived, actualise, absorbs, accept, plumbs, pruning, probe, fathomed, fathoms, apperceive, bite, apperceiving, ascertaining, probes, ascertain, appreciates.