Feeling sorry türkçesi Feeling sorry nedir

Feeling sorry ile ilgili cümleler

English: He could not help feeling sorry for her.
Turkish: Onun için üzülmemek elinde değildi.

English: I can't help feeling sorry for the girl.
Turkish: Kız için üzülmemek elimde değil.

English: I can't help feeling sorry for him.
Turkish: Onun için üzülmemek elimde değil.

English: I can't help feeling sorry for Tom.
Turkish: Tom'a üzülmemek elimde değil.

English: I can't help feeling sorry for Ali.
Turkish: Ali için üzülmekten kendimi alamıyorum.

Feeling sorry ingilizcede ne demek, Feeling sorry nerede nasıl kullanılır?

Feeling : Duyma. Duygulu. Duyarlık. Görüş. Heyecan. Gibi gelme. Sanı. Sezgi. Bilinç. Dokunum.

Sorry : Eseflenmek. Gamlı. Üzgünüm. Zavallı. Acınacak. Üzüntülü. Müteessir. Sudan. Pişman. Üzgün.

Feeling ashamed : Utanmış hissetme. Utangaç hissetme. Utanma. Küçük düşmüş hissetme.

Feeling at ease : Rahatlamış hisseden. Rahat hisseden.

Feeling disgust : İğrenme duygusuna maruz kalma. Nefret hissetme. Bıkkınlık hissetme.

Feeling heart : Empatik. Duyarlı (bir insana ilişkin). Hassas. Sempatik.

İngilizce Feeling sorry Türkçe anlamı, Feeling sorry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feeling sorry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Anguish : Şiddetli acı. Istırap. Şiddetli ıstırap. Yeis. Manevi ıstırap. Elem. Izdırap. İçdaralması. Acı.

Mourning : Acılı. Ağıt. Matemli. Kederlenme. Ağlama. Yas giysisi. Yas süresi. Yas tutma. Ölenin ardından yanma, yakılma, üzülme; belirli bir süre geleneklerin gerektirdiği şeyleri yapma; toplumuna, topluluğuna göre değişen geleneksel kuralları, kaçınmaları yerine getirme. Matem.

Dejection : Üzüntü. Kaka. Büyük aptes. Bok. Neşesizlik. Dejeksiyon. Keyifsizlik. Moral bozukluğu. Dışkı.

Chagrin : Küstürmek. Üzüntü. İç sıkıntısı. Can sıkmak. Rezil etmek. Utandırmak. Gücendirmek. Ümidini kırmak. Hayal kırıklığına uğratmak.

Anguishing : İçdaralması. Eza. Şiddetli acı. Manevi ıstırap. Yeis. Elem. Acı. Izdırap. Istırap.

Mercy : İnsaf. Lütuf. Af. Rahmet. Merhamet. Aman. Merhametlilik. Bereket. Mağfiret.

Contriteness : Tövbekarlık. Üzüntü. Tövbe. Vicdan azabı.

Mournings : Matemli. Yas tutma. Kederlenme. Yas süresi. Yas giysisi. Ağlama. Ağıt. Matem.

Pathos : Duygulandırma yeteneği. Dokunaklılık. Acınma duygusu uyandıran nitelik. Dokunaklı özellik.

Contrition : Tövbe. Samimi pişmanlık. Nedamet.

Feeling sorry synonyms : desponded, regret, aching, angsts, compunctions, commiseration, ruth, rancidities, blues, desponds, doldrums, feelin, pity, regretting, penitence, bereavement, afflictions, compunction, complaint, lamentation, commiserations, despond, affliction, repentance, angst, pities, attrition, compassion, remorse, achings, dismay, bereavements, dust and ashes.