Fell through türkçesi Fell through nedir

  • Başarı kazanamamak.
  • Başarısız olmak.
  • Fos çıkmak.
  • Suya düşmek.

Fell through ile ilgili cümleler

English: The deal I was working on fell through.
Turkish: Üzerinde çalıştığım anlaşma suya düştü.

English: Our plans fell through at the last minute.
Turkish: Bizim planlar son dakikada başarısız oldu.

Fell through ingilizcede ne demek, Fell through nerede nasıl kullanılır?

Fell : Devirmek. Kesmek. Düşürmek. Kesip devirmek. Kır. Yere sermek. Kırmalı dikmek. Düşmek. Zalim. Merhametsiz.

Through : Sürmek. Vasıtasıyla. Yolu ile. Son. Yüzünden. Başarılı bir sonuca. Orasında burasında. Üzerinden. Her yanına. Başından sonuna kadar.

Fell a tree : Ağaç kesmek. Ağaç devirmek.

Fell asleep : İçi geçmiş. Uyuyakalmış.

Fell at his feet : Entreated him. Ona rica eden. Ona yalvaran. Kendisini ona küçük düşüren.

Fell away : Eğimli olmak. Azalmak. İnmek. Eksilmek.

İngilizce Fell through Türkçe anlamı, Fell through eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fell through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fizzle out : Köpüğü veya asidi kaçmak. Hızlı başlayıp yavaş bitmek. Fiyaskoyla sonuçlanmak. İyi başlayıp kötü bitmek. Boşa çıkmak. Bir anda sonlanmak. Sönmek. Vızlayıp sönmek.

 

Collapsing : Yıkılmak. Bozulmak. Cesaretini yitirmek. Portatif olmak. Göçme. Çökmek. Göçertme. Ciğerlerine hava gitmemek.

Come to nought : Boşa çıkmak.

Fall down : Eğilmek. Düşmek. Aşağıya düşmek. Geri çevirmek. Yıkılmak. Saygıyla eğilmek. Çökmek. Aşağı düşmek. Reddetmek.

Drop the ball : Çuvallamak. Topu düşürmek. Pot kırmak.

Fall flat : İlgi görmemek. Güme gitmek. Beklenen sonucu vermemek. Başarı sağlayamamak. Umulan rağbeti hiç görmemek.

Lay an egg : Beklentileri karşılayamamak. Taşak geçmek. Şaka yapmak. Hatalı bir söz etmek. (kanada ve amerikan argosu) dalga geçmek. Fiyaskoyla sonuçlanmak. Dalga geçmek. Fiyasko vermek. Hata yapmak.

Bite the dust : Ölmek. (makine vb) bozulmak. Nalları dikmek. Düşüp ölmek. Topu dikmek. İşi bitmek. Yere düşmek. Yenilmek. Toprağa yaklaşmak.

Fizzled : Fiyasko. Bozulmak. Başarısızlık. Fışırtı. Fışırdamak. Kötü sonuçlanmak. Vızlamak. Boşa çıkmak.

Fallen flat : İlgi görmemek.

Fell through synonyms : collapses, fall through, collapse, fizzles, fallen through, come to naught, fizzling, come to nothing, come unstuck, fizzle, falling through, draw a blank, fail, fall by the wayside, come to grief, fall short.