Feudal system türkçesi Feudal system nedir

  • Feodal sistem.
  • Feodal jüye.
  • Derebeyliğe dayanan siyasi, iktisadi ve sosyal sistem. krş. derebeylik stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, üretim araçların üzerindeki mülkiyetin derebeyine ait olduğu feodal mülkiyetle, köylü ve zanaatçının üretim aletlerindeki bireysel mülkiyetinin birarada bulunduğu ve köle üzerindeki mülkiyetin sınırlı olduğu toplum.
  • Derebeylik sistemi.
  • Köylülerin savaş zamanında hizmet eden lordlar tarafından korunduğu ortaçağ avrupası'nın siyasi ve sosyal sistemi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Feodal yapı.

Feudal system ingilizcede ne demek, Feudal system nerede nasıl kullanılır?

Feudal : Zeamet. Derebeyliğe ait. Derebeyliğe ilişkin. Feodal. Derebeyliğine ilişkin.

System : Katman. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Jüye. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Vücut. Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik veya grup. yol, yöntem. Dizge. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu.

 

Demise of the feudal system : Feodal sistemin (ortaçağ avrupa'sında bir siyasi ve sosyal sistem) terk edilmesi. Derebeylik sisteminin bırakılması.

Feudal chief : Derebeyi. Topraklarını derebeylik düzenine göre yöneten kimse. osmanlılarda önceleri devlet memuru iken sonraları kendi başına buyruk kesilerek xvıı. yüzyıl sonlarından bu yana anadolu'da devlet gücüne karşı gelen ailelere verilen ad.

Feudal lord : Derebeyi. Ortaçağda derebeylik sisteminde; üzerinde yaşayan insanlarla birlikte toprağın sahibi olan, şatolarda oturan, silahlı askerler besleyen asilzade. krş. derebeylik.

Feudal lords : Derebeyi.

İngilizce Feudal system Türkçe anlamı, Feudal system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feudal system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Manorialism : Tımar sistemi. Üzerinde yaşayanlarla birlikte toprakların derebeyine ait olduğu, elde edilen ürünün bir kısmının kendisine verildiği, buna karşılık onun da toprağı üzerinde yaşayan insanların güvenliğini sağladığı ortaçağdaki toprak düzeni. krş. derebeyi. Derebeylik.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

 

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Feudal system synonyms : feodalism, a shift in demand, a group shares, serfhood, abnormal budget, ability to pay approach, feudality, vassalage, seigneurialism, manorial system, a shift in individual demand, a change in individual demand, a shift in supply, a pass through certificate.