Feyil nedir, Feyil ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Huysuzluk, kıskançlık, hırs.

Açgözlülük, görgüsüzlük.

Niyet, kalbten geçen istek.

İstek, dilek: Feyilini dorult.

Açgözlülük.

Feyil anlamı, kısaca tanımı

Feyili bozuk : Düzenbaz, ahlâksız

Feyili bozulmak : Huyu bozulmak.

Feyillenmek : Aklını belirli bir şeye takıp durmak.

Feyilsiz : Doymak bilmeyen, obur. İşsiz güçsüz, düşüncesiz, gamsız. Onun bunun işine karışan kişi.

Feyilsizlik : Kanaatkar olmama hali.

Feyilsüz : Doymak bilmeyen, obur. Huysuz, kıskanç, hırslı kişi.

Görgüsüzlük : Görgüsüz olma durumu. Görgüsüzce davranış.

Açgözlülük : Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.

Kıskançlık : Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum, günücülük, hasetçilik, hasetlik, hasutluk.

Huysuzluk : Huysuz olma durumu. Huysuzca davranış.

Görgüsüz : Görgüsü olmayan.

Açgözlü : Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

Kıskanç : Kıskanma huyunda olan (kimse), günücü, haset, hasetçi, hasetli, hasut.

Huysuz : Huyu iyi olmayan, kötü huylu.

Kıskan : Cimri, pinti.

 

Kıska : Arpacık soğanı.

İstek : Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk. Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi.

Niyet : Bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat. Fal gibi kullanılmak amacıyla içine mâni yazılıp katlanmış veya şekerlere sarılmış kâğıt parçası. Namaz kılmaya, oruç tutmaya ve abdest almaya karar verip başlama.

Dilek : Bir kimsenin dilediği şey, istek, talep, temenni, rica, murat.

Açgöz : Açgözlü.

Diğer dillerde Fever anlamı nedir?

İngilizce'de Fever ne demek ? : fever