Fibrillar türkçesi Fibrillar nedir

Fibrillar ingilizcede ne demek, Fibrillar nerede nasıl kullanılır?

Fibrillary : Fibriler.

Myofibrillar hypoplasia : Ayrık bacaklılık. Kas tellerinin hipoplazisi.

Fibrilla : Fibrilla. Elyaf. İplikçik, küçük tel, lifçik.

Fibrillate : Şiddetlice sarsmak. Seğirmek (tıp veya medikal terimi). Titremek. Fibrilat.

Fibrillated : Seğirmek (tıp veya medikal terimi). Şiddetlice sarsmak. Titremek.

Fibrillation : Elyaf inceltme. Kalpte kulakçık ve karıncık kaslarının düzensiz olarak çırpınma tarzında dakikada 300-600 arasında değişen titreşimlerinden ileri gelen bir ritim bozukluğu. Kasların seğirmesi (tıp veya medikal terimi). Fibrilasyon. Çırpınım.

Defibrillative : Kalp kasının fibrilasyonunu durdurmak için elektik şok kullanımı ile ilgili (tıp veya medikal terimi). Defirbilasyon ile ilgili.

Defibrillate : Kalp kasının fibrilasyonunu durdurmak için elektik şok kullanmak (tıp veya medikal terimi). Elektrik şokları kullanarak kalp kası hareketini önlemek. Defirbilasyon gerçekleştirmek.

Atrial fibrillation : Atriyal fibrilasyon. Atrium kasılması. Atriyal titreme veya titreşimler. Atrial fibrilasyon.

Fibrillations : Kasların seğirmesi (tıp veya medikal terimi). Çırpınım. Elyaf inceltme. Fibrilasyon.

 

İngilizce Fibrillar Türkçe anlamı, Fibrillar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fibrillar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jerk : Kola makinesi. Titremek. Ahmak. Soda makinesi. Sarsmak. Birdenbire çekmek. Sarsıntı. Hızlı biçimde hareket etmek. Birdenbire ve şiddetle çekmek. Almak.

Fibrils : Kökcük. Lifcik.

Fibrile : Tek iplik. Tek kat ipliklerden oluşturulan en sade, kolon biçiminde ip. Tüy ve kıl benzeri yapı, lifçik, iplikçik.

Filament : Filaman. Lif. Lamba teli. Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan, tel biçiminde, tungstenden ya da kömürden iletken. Tel. Filament. İplik biçiminde ince uzantı, lif biçiminde ince uzun oluşum. Biyoloji, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan, tel biçiminde tungsten madeninden ya da kömürden iletken.

Fibrille : Telleri meydana getiren daha ince çaplı yapı. lifçik.

Fimbria : Saçak, püskül, uç. belli bakterilerde bulunan küçük iplik tarzında sitoplazmik ekletilerden biri, pilus. bakteri yüzeyinin antijenik özellikleriyle ve bakteri kolonizasyonuyla ilişkilidir. Fimbriya. Saçak. Püskül (botanik, zooloji).

Fiber : Fiber. Lif. Kimi minerallerin dokusunu yapan ince iplikler. Teltik. Karakter. Humma. Elyaf. Sinir. Biyoloji, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Fibril : Kökcük. Lifcik.

Fibre : Fiber. Karakter. Sinir. Tel. Yapı. Karakter sağlamlığı. Lif. Kişilik.

Twitch : Seğirmek (göz vb). Kıpırtı. Seğirtmek. Birden çekmek. Aniden kıpırdatmak. Küçük müdahalelerde, atların sakin durmasını sağlamak için hayvanın üst dudağı veya kulağına uygulanan bir ağaç sapının ucuna geçirilmiş halka biçiminde ve bir ipten ibaret aygıt. halka daraltılıp veya gevşetilmekle hayvanın az veya çok ağrı duyması sağlanır. Seğirmek. Birdenbire çekmek. Kapmak. Ani çekiş.

 

Fibrillar ingilizce tanımı, definition of Fibrillar

Fibrillar kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to fibrils or fibers. As, fibrillar twitchings.