Fibrille türkçesi Fibrille nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Telleri meydana getiren daha ince çaplı yapı. lifçik.
  • Telcik.

Fibrille türkçesi ne demek">Fibrille ingilizcede ne demek, Fibrille nerede nasıl kullanılır?

Adrenergic nerve fibrille : Uçlarından adrenalin veya noradrenalin çıkaran sempatik sistemin sinir telcikleri. Adrenerjik sinir telciği.

Fibrilla : Elyaf. Fibrilla. [#iplik İplikçik], küçük tel, lifçik.

Fibrillar : İplikçik. İplikcik. Lifçik. İplilçik. Telcik. Elyaf şeklinde. Fibril.

Fibrillary : Fibriler.

Fibrillate : Seğirmek (tıp veya medikal terimi). Titremek. Fibrilat. Şiddetlice sarsmak.

Fibrillation : Çırpınım. Kalpte kulakçık ve karıncık kaslarının düzensiz olarak çırpınma tarzında dakikada 300-600 arasında değişen titreşimlerinden ileri gelen bir ritim bozukluğu. Elyaf inceltme. Fibrilasyon. Kasların seğirmesi (tıp veya medikal terimi).

Fibrillated : Şiddetlice sarsmak. Seğirmek (tıp veya medikal terimi). Titremek.

Fibrillating : Seğirmek (tıp veya medikal terimi). Şiddetlice sarsmak. Titremek.

Ventricular flutter and fibrillation : Ventriküler titreme ve titreşim. Kalp kasında oluşan şiddetli iskemik durumlar, toksik ve letal dozda uygulanan kinidin sülfat ve kalp glikozitleriyle zehirlenmeler ve narkoz hataları sonucu ortaya çıkan çok ağır bir kalp aritmisi.

Ventricular fibrillation : Kalpte, ektopik bir odaktan çıkan ve kulakçık içerisinde her yönde çok hızlı yayılan uyarımlardan kaynaklanan, dolaşımın durması ve ölümle sonuçlanan karıncık kasının çırpınma biçimindeki çok hızlı ve düzensiz titreşimleri. Karıncık fibrilasyonu. Ventriküler fibrilasyon.

 

İngilizce Fibrille Türkçe anlamı, Fibrille eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fibrille ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Fibrils : İplikçik. Fibril. Kökcük. İplilçik. Lifçik. Lifcik. İplikcik.

Acacia : Akasya. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Arap zamkı.

Feverish : Ateş yapan. Ateşli. Hummalı. Heyecanlı. Telaşlı. Hararetli. Ateşi olan. Sıtmalı. Ateşi çıkmış.

 

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam.

Fibre : İplik. Kişilik. Yapı. Lif. Elyaf. Karakter. Karakter sağlamlığı. Sinir.

Fibrille synonyms : filament, a cell, aardvarks, aardvark, abambulacral area, abo blood groups system, abacus bodies, fibrillar, abductor muscle, fibril, a chromosome, fiber, a protein.

Fibrille zıt anlamlı kelimeler, Fibrille kelime anlamı

Afebrile : Ateşi olmayan, ateşsiz, hummasız. Afebril. Ateşi olmayan. Hararetli olmayan. Ateşsiz.