Field piece türkçesi Field piece nedir

  • Top.
  • Savaşta kullanmak için bir taşıyıcı üzerine yerleştirilmiş top.
  • Sahra topu.
  • Savaş silahı.

Field piece ingilizcede ne demek, Field piece nerede nasıl kullanılır?

Field : Çerçevenin en üst satırından en alt satırına kadar yatay taramanın tümü. Oyun alanı. Cevaplandırmak. Çayır. Bir araştırma konusu ya da sorununun taşıyıcısı olan ve belli ayrıtları bulunan gözlem birimlerinden oluşmuş araştırma evreni ya da bu evrenin içinde gözlendiği gerçek yaşam bağlamı. Top atmak (kriket). Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Otlak. Futbol, bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir özdeğin, bir mıknatısın ya da bir elektrik yükü'nün çevresinde uyarılan kendini kuvvet etkisi ile belli eden yönleçsel, doğabilimsel nicelik.

Piece : Parça koymak. Eklemek. Kısa yazı. Kalıp. Parçalarını eklemek. Pare. Birleştirmek. Parça. Yamalamak. Yamamak.

Field ambulance : Savaş alanında yaralı askerleri toplayan askeri ambulans. Sahra ambülansı.

Field and track athletics : Bir koşu parkurunda ve bitişik alanlarda gerçekleştirilen rekabetçi spor müsabakaları (ör. koşma, sıçrama, disk atma, vb.).

Field application engineer : Fae. Bir iş alanında çalışan ve pratik uygulamalar yapan mühendis (teorik çalışmanın zıttı). Saha uygulama mühendisi. Saha mühendisi.

 

Field artillery : Saha topçusu. Sahra topçu sınıfı. Savaş alanında kullanılan ateşli silahlar (bindirilmiş silahlar veya roket lançerleri gibi). Sahra topçusu. Savaş topçusu.

İngilizce Field piece Türkçe anlamı, Field piece eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Field piece ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cannoned : Karambol bilardo. Mil. Bombardıman etmek. Çarpmak. İncik kemiği. Karambol yapmak. Bombardıman silahı. Borbardıman etmek. Çarpışmak.

Bun : Topuz. Tavşan. Ot. (saç) topuz. Çörek. Kurabiye. Saç topuzu. Topuz saç. Topuz (saç).

Cannon : Çarpmak. Bombardıman silahı. Büyük top. Karambol bilardo. Karambol yapmak. Borbardıman etmek. Mil. Hızla vurmak. Çarpışmak.

Artillery : Topçu birliği. Ağır silah. Ağır silahlar. Ağır silahlar (top gibi). Topçu. Topçuluk. Toplar. Topçu sınıfı.

Congeries : Yığın. Küme.

Faggot : Çalı-çırpı demeti. Homoseksüel erkek. Demir çubuk demeti. Demet. İbne (argo sözcük). Çalı çırpı. İnce odun demeti. Homoseksüel. Sakatat yemeği.

Cannons : İncik kemiği. Bombardıman etmek. Mil. Karambol yapmak. Çarpışmak. Çarpmak. Bombardıman silahı. Karambol bilardo. Borbardıman etmek.

Cannonball : Savaş topu. Top güllesi. Bir toptan ateşlenen büyük metal top. Şavaş topu. Gülle.

Fieldpiece : Hafif top.

Field piece synonyms : field gun, cannonballing, ball, fieldpieces, cannonballs, bolus, faggots, fagot, bali, cannoning.