Filled out türkçesi Filled out nedir

Filled out ile ilgili cümleler

English: Ali filled out the job application form.
Turkish: Ali iş başvuru formunu doldurdu.

English: Ali filled out the application form.
Turkish: Ali başvuru formunu doldurdu.

English: Ali filled out the application for me.
Turkish: Ali başvuru dilekçesini benim için doldurdu.

English: Before automobiles filled out streets, city air used to be clean.
Turkish: Otomobiller sokakları doldurmadan önce şehrin havası temizdi.

English: Ali filled out the form.
Turkish: Ali formu doldurdu.

Filled out ingilizcede ne demek, Filled out nerede nasıl kullanılır?

Filled : Dolgun. Dolu (içerik). Doldurulmuş. Dolmuş. Tok. Dolu.

Out : Çıkış. Dışarı atmak. Meydana çıkmak. Dışarıda. Kovmak. Nakavt etmek. Bayılmak. Çıkarmak. Dışarı çıkarmak. Yanmak.

Filled out a questionnaire : Bir anket veya incelemeyi dolduran veya cevaplayan.

Filled a form : Bir belge veya başvuruyu dolduran. Verilen boşluklara istenen gerekli bilgileri yazmak suretiyle belgede istenen bilgileri sağlayan.

Filled arc : Dolu yay.

Filled band : Dolu bant.

İngilizce Filled out Türkçe anlamı, Filled out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Filled out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Clogs : Takunyalar. Sıkıntı vermek. Pıhtılaşmak. Kösteklemek. Tıkamak. Tıkanmak. Engellemek. Dolmak.

Cover in : Kapamak.

Choke up : Tıkamak. Tıkanıp kalmak. (pislik) tıkamak. Tıkanmak. Heyecandan konuşamamak. Tıka basa doldurmak. Nutku tutulmak.

Crowd : Üşüşmek. Bıktırmak. Kalabalık. Israr etmek. Ortaklaşa bir uyarı sonucu belli bir yerde toplanan ve dikkatlerini bu uyarının yol açtığı ortak duygusal ilgi üzerinde toplamış olup herhangi bir anda ortak eyleme geçebilecek olan insan topluluğu. Kalabalık etmek. Sıkıştırmak. Toplanmak. Birikmek.

Congesting : Dolmak. Kalabalıklaşmak. Toplamak. Yığmak. Tıkamak. Tıkanmak.

Congest : Dolmak. Konjest. Tıkamak. Yığmak. Şişirme, toplama, doldurma. Toplamak. Kalabalıklaşmak. Tıkanmak. Yığılmak.

Encumbers : Ayak bağı olmak. Sorumluluk altında bırakmak. Borç. Engellemek. Tıka basa doldurmak. Ayağına dolaşmak. Yüklemek. Sorumluluk yüklemek. Engel olmak.

Crowds : Bıktırmak. Kitle. Sıkıştırmak. Toplanmak. Üşüşmek. Israr etmek.

Congests : Tıkanmak. Yığmak. Toplamak. Dolmak. Tıkamak. Kalabalıklaşmak.

Clogged : Tıkanmak. Engellemek. Kösteklemek. Tıkanık. Tıkanmış. Dolmak. Tıkamak. Engel olunmuş. Pıhtılaşmak.

Filled out synonyms : clogging, clog, encumber, charge, completes, completing.