Filled with türkçesi Filled with nedir
- - ile doldurulan.
- - ile dolu olan.
- İle dolu olmak.
- Dolu (ile dolu olmak).
Filled with ile ilgili cümleler
English: 20 boxes filled with pirate CDs and DVDs were found.
Turkish: Korsan CD ve DVD dolu 20 kutu bulundu.
English: After the botched gallbladder surgery, the patient was filled with bile, both figuratively and literally.
Turkish: Berbat safra kesesi ameliyatından sonra, hasta hem mecazi olarak hem de kelimenin tam anlamıyla, safra ile doluydu.
English: A rattlesnake's bite is filled with poison.
Turkish: Bir çıngıraklı yılanın ısırığı zehirle doludur.
English: Ali handed Mary an envelope filled with cash.
Turkish: Ali Mary'ye para dolu bir zarf uzattı.
English: Ali held a glass filled with wine in his left hand.
Turkish: Ali sol elinde şarapla dolu bir bardak tutuyordu.
Filled with ingilizcede ne demek, Filled with nerede nasıl kullanılır?
Filled : Dolu. Dolu (içerik). Dolmuş. Tok. Doldurulmuş. Dolgun.
With : Yanına. -e karşın. Beraber. Nedeniyle. İle. İle ilgili. Canlı. Sayesinde. -la. Li.
Filled with water : Su dolu.
Be filled with : Dolu olmak.
Be filled with admiration : Hayran kalmak. Hayranlık duymak. Hayranlık beslemek.
Was filled with rage : Aşırı sinirliydi. Öfke doluydu. Çok öfkeliydi.
Was filled with pride : Burnu havadaydı. Çok kibirliydi. Gurur doluydu.
İngilizce Filled with Türkçe anlamı, Filled with eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Filled with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Be abundant : Gırla gitmek. Verimli olmak. Bereketli olmak. Bol olmak.
Swim with : Kaplı olmak.
Be suffused with : İle kaplanmak. Belirli bir renge boyanmak.
Teem with : Kaynamak. İle dolup taşmak. Kaynaşmak.
Be abundant in : -ndan bir sürü olmak. (bir şeyden) bol bulunmak. (bir şeyden) çok bulunmak. Dolusu olmak. Dolu olmak. (bir şeyden) bolca bulunmak.
Abound in : Bol olmak (bir yerde). Çok bulunmak. İle kaynamak. Bol bol bulunmak. Yönünden zengin olmak. Çok olmak. - ile dolu olmak. Bol bulunmak. Çok olmak (bir yerde).
Abound with : Bol olmak (bir yerde). Dolu olma. Çok olmak (bir yerde). Taşma.
Filled with synonyms : be ridden with, be soaked in, be imbued with, be infested with.

Bu kısımda Filled with kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Filled with ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Filled with anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Filled with ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.