Fing türkçesi Fing nedir
- Flüorun simgesi.
- Serbest enerjinin simgesi.
- Fa forte'nin kısaltması.
- Fa notası.
- Başarısız not.
- Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir).
- Bindir.
- Farad'ın simgesi.
- Flor'un simgesi.
- İngiliz alfabesinin altıncı harfi.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Fing ile ilgili cümleler
English: A splinter of wood, barely visible to the naked eye, caused a very painful infection in one of Tom's fingers.
Turkish: Çıplak gözle zor görülebilecek bir tahta kıymığı, Tom'un parmağında çok sancılı bir enfeksiyona neden oldu.
English: A little girl caught her fingers in the door.
Turkish: Bir küçük kız parmaklarını kapıda sıkıştırdı.
English: Ali accidentally cut his finger with a knife while chopping carrots.
Turkish: Ali havuç doğrarken yanlışlıkla bıçakla parmağını kesti.
English: A hand has five fingers.
Turkish: Bir elin beş parmağı vardır.
English: A man has ten fingers.
Turkish: Bir insanın on parmağı vardır.
Fing ingilizcede ne demek, Fing nerede nasıl kullanılır?
Fingall : Erkek ismi.
Finger : Parmaklamak. Parmak ile dokunmak. Parmak. Ele vermek. Parmakla dokunmak. El tarağı ve ayak tarağı kemiklerine bağlı olan ve genel olarak insanda beşer tane olup başparmak dışında, her biri üç küçük kemikten oluşan uzantılar. dijit. Çalmak. El sürmek. Aşırmak.
Finger balance : Parmak ucu dengesi. El parmaklarının ucunda bacakları dikey ya da çapraz havada tutma.
Finger board : Kemanın sapı.
Finger bone : Parmak kemiği.
Finger cheese : Parmak peyniri. Kahramanmaraş ve çevresinde üretilen, telemesi baskılamadan sonra haşlanan ve elle biçimlendirilen, bağdaşık yapıda, gözeneksiz, pürüzsüz, sıkı yapıda bir peynir çeşidi, maraş peyniri, sıkma peynir.
Finger bowl : El yıkama tası. El yıkama kasesi. Sofrada parmak yıkayacak kap. El yıkama tası (sofrada).
Finger man : İspiyoncu. Muhbir.
Finger food : Elle yenen yemek.
Finger joint : Parmak eklemi. Kurtağzı ek. Sandık geçmesi.
İngilizce Fing Türkçe anlamı, Fing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Observe : Gökcisimleri ve olaylarını çıplak gözle, ırakgörürlü ya da herhangi bir araçla izleyip bulunan değerleri saptamak. Riayet etmek. Farketmek. Kutlamak (bayram). Uymak (kanun vb'ne). Uymak. İncelemek. Dikkat etmek. Söylemek.
Sight : Görüş. Korkunç ya da gülünç hal. Gözlem yapmak. Hedeflemek. Ç.görülmeye değer yerler. Gözlemek. Görülen şey. Manzara. Gözlemlemek.
Chance : Denemek. Şans. Talih. Rastlantısal. Olayların özünde yer almayıp, başka olayların belli bir olay üzerindeki etkisinde yer alan ve ortaya çıkabileceği gibi çıkmıyada bilen özellik. Olasılık. Şans eseri olan. Kazanı. Şans eseri olmak. Planlanmamış.
Sense : Sezmek. Zeka. Algılamak. Duyum. Tek iplikli nükleik asidin polaritesi. Duymak. Yön. İçine doğmak. Algı. İnsan ve hayvanlarda dış dünyanın etkisini duyma yeteneği.
Spy : Gözetlemek. Casus. Gözetleme. Casusluk yapmak. Casusluk etme. Gözlemek. Gizlice gözetlemek. Casusluk etmek. Hafiye.
See : Yerinde görüm. Uğurlamak. Görüşmek. Yolcu etmek. Papalık. Dikkat etmek. Görmek. Seyretmek. Piskoposluk.
F : Fa (müzik terimi). Farad. Kokusu ozonu andıran, yeşil-sarı renkte, halojenler grubunun f ile simgelenen ilk elementi. Elektrik sığası birimi; 1 kulonluk elektrik yükü verildiğinde, yüzeyleri arasında 1 voltluk gerilim farkı oluşan bir yoğunlacın sığasına denir.
Happen : Bulmak. Olay (bir yerde) geçmek. Olmak. Tesadüfen -mek. Cereyan etmek. Başından geçmek. Vuku bulmak. Başına gelmek. Tesadüf etmek. Tesadüfen olmak.
Trace : Bulmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. İşaret. Çizmek. İz. İzinden gitmek. Ortaya çkmak. Keşfetmek. Dayanmak. İzini sürmek.
Add : Katmak. Toplamak. Çalmak. Aşınma payına bağlı yeni bir varlık biriminin, işletme varlığına eklenmesi, ya da varlık içindeki bir birimin yeniden yapım özelliğiyle genişletilmesi. Eklemek. Ekleme yapmak. Uzatmak. Ekleme. Toplamını almak.
Fing synonyms : catch out, fa, instantiate, superimpose, encounter, fs, bump, notice, super, detect, discover, find out.
Fing zıt anlamlı kelimeler, Fing kelime anlamı
Lose : Kaybolmak. Geri kalmak. Şaşırmak. Kaçırmak. Kazanamamak. Kaybetmek. Azıtmak. Yitirmek. Zayi etmek. Mağlup olmak.

Bu kısımda Fing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.