Fished türkçesi Fished nedir

Fished ile ilgili cümleler

English: Ali fished a key out of his pocket and unlocked the door.
Turkish: Ali cebinden bir anahtar çıkardı ve kapıyı açtı.

English: He fished in the drawer for the key.
Turkish: Çekmecede anahtarı aradı.

English: Have you ever fished on this river?
Turkish: Hiç bu nehirde balık tuttun mu?

English: I fished in the Thames River.
Turkish: Thames River'da balık tuttum.

Fished ingilizcede ne demek, Fished nerede nasıl kullanılır?

Fisher : Minnesota eyaletinde şehir. Balıkçıl hayvan. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Fısher. Dalyan. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Balıkçı gemisi. Balıkçı. Balık tutan kimse.

Fisher behrens test : Fisher-behrens testi.

Fisher distribution : Fisher dağılımı.

Fisher effect : Fisher etkisi. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Beklenen enflasyonun nominal faiz oranlarına birebir yansıması.

Fisher equation : Fisher denklemi. Nominal faiz oranının reel faiz oranıyla beklenen enflasyon oranının toplamına eşit olduğunu gösteren ve ırving fisher tarafından türetilen denklem.

Fisheries : Balıkçılık bilgisi. Balık tutulan yer. Su ürünleri. Balıkçılık.

Fisher information matrix : Fisher bilgi dizeyi.

 

Fisher yates test : Fisher-yates testi.

Fisher scoring algorithm : Fisher puanlama algoritması.

Fisher shelter : Balıkçı teknelerine hizmet vermek amacıyla dalgakıranla korunmuş, yöre balıkçılarının gereksinimine yetebilecek kadar havuz ve geri sahaya sahip, bağlama rıhtımlarıyla suyu, elektriği, ağ kurutma sahası, çekek yeri, deniz ürünlerini geçici depolama ve satış üniteleri bulunan, her türlü balıkçı gemilerine hizmet vermek amacıyla mendireklerle korunmuş, barınacak gemilerin manevra yapabilecekleri su alanına ve derinliğe sahip, yükleme, boşaltma, bağlama rıhtımlarıyla suyu, elektriği, ağ kurutma sahası, satış yeri, idare binası, ön soğutma ve çekek yeri bulunan, büyüklüğüne ve sağladığı imkanlara göre balıkçı limanı, barınma yeri veya çekek yeri olarak adlandırılan kıyı yapıları. Balıkçı barınağı.

İngilizce Fished Türkçe anlamı, Fished eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fished ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chivied : Küçük ve önemsiz saldırılar karşısında canı sıkılmış bıkmış ve kızmış. Sıkmak. Kovalamak. Rahatsız etmek.

Catch : Bityeniği. Kapmak. Yetişmek. Birdenbire fark etmek. Tutuşmak. Aldatmaca. Baskın yapmak. Çekmek. Yakalanan şeyin miktarı. Yanmaya başlamak.

Fish scale : Balık pulu. Pul. Alt deri veya üst deriden meydana gelmiş olan küçük yassı yapılar.

Book : Yer ayırtmak. Deftere işlemek. Peylemek. Ayırtmak. Deftere geçirmek. Senaryo. Libretto. Kitap. Yer tutmak.

Cartilaginous fish : İskeleti kıkırdak olan balık. İskeleti kıkırdaktan balık.

 

Caudal fin : Kuyruk. Kaudal yüzgeç. Kuyruk yüzgeçi. Balıklarda vücudun kuyruk bölgesinde bulunan yüzgeç. kaudal yüzgeç. Kuyruk yüzgeci.

Analysed : İncelemek. Analiz edilmiş. Çözümlemek. Çözümlenen. Analiz etmek. Tahlil etmek.

Binds : Tutturmak. Engel olmak. Bağlamak. Sarmak. Usandırmak. Donmak (beton). Ciltlemek. Sargılamak.

Affects : Dokunmak. Yaşamak ( de). Numarası yapmak. Etkilemek. Sarsmak. Hoşlanmak. Sevmek. Etki etmek. Üzmek.

Bony fish : Kemikli balık.

Fished synonyms : bottom feeder, anabas testudineus, climbing perch, mouthbreeder, rough fish, aquatic vertebrate, chondrichthian, lateral line organ, a. testudineus, northern snakehead, bottom dweller, young fish, sport fish, bottom lurkers, delve into, cast around, chivvies, chevied, delve, chevy, check into, abide by, chivvy, chivies, check up, bag, chases, aggregate, bespoken, analyze, account, fish, fishbone.

Fished zıt anlamlı kelimeler, Fished kelime anlamı

Empty : İçini çıkarmak. Anlamsız. Önemsiz. Tahliye etmek. Boşalmak. Dökülmek. Abuk sabuk. Dökmek. Akıtmak.

Indeterminate : Tereddüd. Belgisiz. Meçhul. Belli olmayan. Kararsız. Kuşkulu. Ortada. Bellisiz. Şüpheli. Kesin olmayan.