Fisheye türkçesi Fisheye nedir

  • Balık gözü.
  • Defo (plastik işçiliğinde).
  • Hata.
  • Kusur.
  • Soğuk ve şüphelenen bakış.

Fisheye ingilizcede ne demek, Fisheye nerede nasıl kullanılır?

Fisheye lens : Balıkgözü mercek.

Fisheyes : Hata. Kusur. Soğuk ve şüphelenen bakış. Balık gözleri. Defo (plastik işçiliğinde). Balık gözü.

Fished : Bulup çıkarmak. Avlamak. Denizden çıkarmak. Balığa çıkmak. Araştırmak. Tutmak.

Fisher : Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Balıkçıl hayvan. Fısher. Balıkçı gemisi. Minnesota eyaletinde şehir. Dalyan. Balıkçı. Balık tutan kimse. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.

Fisher behrens test : Fisher-behrens testi.

Fisher general to specific approach : Fisher genelden özele yaklaşımı.

Fisher yates test : Fisher-yates testi.

Fisher effect : Beklenen enflasyonun nominal faiz oranlarına birebir yansıması. Fisher etkisi. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.

Fisher equation : Nominal faiz oranının reel faiz oranıyla beklenen enflasyon oranının toplamına eşit olduğunu gösteren ve ırving fisher tarafından türetilen denklem. Fisher denklemi.

Fisher test : Fisher sınaması.

İngilizce Fisheye Türkçe anlamı, Fisheye eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fisheye ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Defalcations : Çalma. Zimmete geçirilen miktar. Eksiklik. Zimmete geçirilen para. Zimmetine para geçirmek. Zimmetine geçirme. Zimmete geçirme. Zimmete para geçirme.

Defecting : Döneklik etmek. Ayrılmak. Arıza. Sığınmak. İltica etmek. Bozukluk. Kaçmak. Özür.

Boner : Pot. Filmin sonunda gösterilen çekim hataları bölümü. Gaf. Büyük gaf. Filmdeki çekim hataları. Büyük hata. Ereksiyon. Erekte olmuş penis. Aptalca hata.

Culpability : Suç. Kusurluluk. Suçluluk. Kabahat.

Culpable : Suçlu tutulabilir. İhmalli. Kusur oluşturan. Kusurlu. Taksirli. Suçlu. Suçlanmayı hakeden. Kabahatli.

Culpae : Suçlanmaya değer olma niteliği. Suçluluk. (latince) kabahat.

Culpas : İhmal.

Defect : Defekt. Hayvanın verim yeteneğinin zayıflaması veya yaşam gücünün azalması. genetik anormalliklere neden olan allel. ayıp. Yanılgı. Noksan. İltica etmek. Bozukluk. Sakatlık. Sığınmak. Eksiklik, kusur, kısmi sakatlık. Kaçakçılık sayılan durumlar dışında herhangi bir biçimde vergi kaybına yer vermeyi gerektirmeyen yanlışlar.

Fisheye synonyms : fish eye, fish eyes, bloomer, boo boo, booboos, booboo, clanger, aberration, fisheyes, delinquency, defects, broch, blemishing, boners, delinquencies, defectiveness, clangers, cavil, cavils, default, caviled, defaults, blemish, defalcation, wide angle, culpa.