Fisheyes türkçesi Fisheyes nedir
Fisheyes ingilizcede ne demek, Fisheyes nerede nasıl kullanılır?
Fisheye lens : Balıkgözü mercek.
Fisheye : Kusur. Balık gözü. Defo (plastik işçiliğinde). Soğuk ve şüphelenen bakış. Hata.
Fished : Denizden çıkarmak. Avlamak. Balığa çıkmak. Bulup çıkarmak. Araştırmak. Tutmak.
Fisher : Balıkçı. Dalyan. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Balık tutan kimse. Balıkçıl hayvan. Fısher. Balıkçı gemisi. Minnesota eyaletinde şehir.
Fisher behrens test : Fisher-behrens testi.
Fisher shelter : Balıkçı barınağı. Balıkçı teknelerine hizmet vermek amacıyla dalgakıranla korunmuş, yöre balıkçılarının gereksinimine yetebilecek kadar havuz ve geri sahaya sahip, bağlama rıhtımlarıyla suyu, elektriği, ağ kurutma sahası, çekek yeri, deniz ürünlerini geçici depolama ve satış üniteleri bulunan, her türlü balıkçı gemilerine hizmet vermek amacıyla mendireklerle korunmuş, barınacak gemilerin manevra yapabilecekleri su alanına ve derinliğe sahip, yükleme, boşaltma, bağlama rıhtımlarıyla suyu, elektriği, ağ kurutma sahası, satış yeri, idare binası, ön soğutma ve çekek yeri bulunan, büyüklüğüne ve sağladığı imkanlara göre balıkçı limanı, barınma yeri veya çekek yeri olarak adlandırılan kıyı yapıları.
Fisher information matrix : Fisher bilgi dizeyi.
Fisher test : Fisher sınaması.
Fisher distribution : Fisher dağılımı.
Fisher scoring algorithm : Fisher puanlama algoritması.
İngilizce Fisheyes Türkçe anlamı, Fisheyes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fisheyes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Culpability : Kabahat. Suçluluk. Kusurluluk. Suç.
Defects : Eksiklik. Problemli haller. Kapak arızası. Arıza. Özür. Sakatlık. Bozukluk. Kusurlar. Noksan.
Aberration : Sapma. Sapıtma. Sapıklık. Aberasyon. Eğitim, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Işık hızının sonlu olmasından ve yer'in devinmesinden ileri gelen, yıldızların görünürdeki yer değiştirmesi; ışığın sapması. İnhiraf. Sapkınlık. Doğru yoldan ayrılma. Merceklerin görüntüyü oluşturmalarında ortaya çıkan kusurlar. (başlıca sapınçlar, renkser, yuvarsal, fıçı sapması, yastık sapmasıdır).
Booboos : (argo) hata. Yanlış. Ufak yaralanma veya sıyrık (çocuklar tarafından kullanılır).
Caviled : Şikayetçi olmak. Kusur bulmak. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). Bahane aramak. İtiraz. Bahane.
Cavil : Bahane. Kusur bulmak. Şikayetçi olmak. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). İtiraz. Bahane aramak.
Clanger : Pot. Klanji. Falso. Büyük hata. Gaf.
Blemishing : Bozmak. Damga. Leke. Çirkinleştirmek. Güzelliğini bozmak. Özür. Şaibe. Lekelemek. Karalamak.
Broch : Felaket. Yanlış. Bozukluk (argo terim).
Fisheyes synonyms : fish eye, default, defalcations, boner, culpa, delinquency, culpable, booboo, clangers, cavils, boo boo, defaults, defalcation, fisheye, defectiveness, wide angle, delinquencies, culpas, defecting, blemish, boners, bloomer, defect, culpae, fish eyes.

Bu kısımda Fisheyes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fisheyes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fisheyes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fisheyes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.