Flagrance türkçesi Flagrance nedir

Flagrance ingilizcede ne demek, Flagrance nerede nasıl kullanılır?

Flagrancy : Göze batma. Kabak gibi ortada olma. Çirkinlik. Suçun apaçık ortada olması. Kabahatin büyüklüğü.

Flagrant : Çirkin. Alenen yapan. Pervasız (suç işleyen kimse). Alçakça. Göze batan. Pek çirkin. Rezil. Göze batan (ahlaksızlık). Alenen yapılan. Aşikar.

Flagrant breach of : -'ın besbelli ortada olan ihlali. -'ın açık ihlali.

Flagrant error : Aşikar hata. Parıldayan açık yanlış.

Flagrant offense : Suçluyu memuriyete girmekten men eden suç eylemi. Aleni suç. Takibe alınmış suç. Şahit olunmuş suç. Kişinin memurluk gibi görevlerde çalışmasını yasaklayan suç. Meşhut suç. Cürmümeşhut.

Flagrante delicto : Suçüstü. Cürmümeşhut. Bir suçun tam ortasında. Suç işlerken. (latince) suç üstü.

Flagrant violation : Açık ihlal. Aleni ihlal. -'ın besbelli ortada olan ihlali. -'ın açık ihlali.

Conflagrations : Kontrol altına alınamayan büyük yangın. Yangın felaketi. Büyük ve tahrip edici yangın. Büyük yangın.

Flagrante : Flagrante delicto teriminden (suç üstü, işlenen fiilin veya suçun henüz başında).

Deflagrate : Tutuşturmak. Alev almak. Birden ateş alıp tutuşmak. Parlamak. Tutuşuvermek. Parlama.

 

İngilizce Flagrance Türkçe anlamı, Flagrance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flagrance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Egregious : Berbat. Yaman. Fevkalade kötü. Çok kötü. Kötülük. Dikkat çekici. Korkunç. Muazzam.

Fame : Rivayet. Ad. Şan. Nam. Söylemek. Yaymak. Söylenti.

Amount : Etmek. Anlamına gelmek. Toplam. Nicelik. Meblağ. Olmak. Tutar. Miktar. Eşit olmak.

Conspicuous : Belirgin. Göze çarpan. Apaçık. Dikkati çeken. Cazip. Dikkat çekici. Bariz. Dikkat çeken. Belli. Aşikar.

Notorieties : Adı çıkmış kimse. Kötü bir üne sahip olma. Kötü anlamda ün. Herkes tarafından kötü bilinme. Kötü ün. Nam. Adı çıkma.

Aroma : Koku. Ortam. Koku (kuvvetli ve hoş). Gıdaların duyusal muayenelerinde çiğneme ve yutkunma sonucunda hissedilen tat ve kokunun birlikte oluşturdukları haz verici duyum, rayiha. Belirli bir nitelik ya da ortam. Güzel koku. Aroma. Hoş koku. Aroma (güzel) koku.

Meanness : Kancıklık. Utanma. Yoksulluk. Ahlaksızlık. Alçaklık. Küçüklük. Süflilik. Cimrilik. Hasislik.

Infamousness : Rezalet. Kepazelik.

Eclat : Parlak başarı. Övgü. Alkış. Üstün başarı. Şan. Beğeni. Şeref.

Emphases : Vurgulama. Ehemmiyet. Üzerinde durma. Bir şeye verilen önem. Verilen önem. Vurgu. Kuvvet. Üzerinde durulan nokta. Şiddet.

Flagrance synonyms : scent, olfactory sensation, olfactory perception, accent, ignominiousness, cruciality, perfume, egregiousness, evil repute, glory, concernment, gross, rank, emphasis, consideration, faming, infamy, celebrity, smell, incense, eminence, famous person, account, disgracefulness, disgraces, disgrace, disreputability, celebrities, glaring, fames, ignominy, distinctions, celebs.

Flagrance zıt anlamlı kelimeler, Flagrance kelime anlamı

Inconspicuous : Göze çarpmayan. Önemsiz. Farkedilmeyen. Farkedilmez.

Flagrance ingilizce tanımı, definition of Flagrance

Flagrance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Flagrancy.