Flame out türkçesi Flame out nedir

  • Başarısız olmak.
  • Sönmek.
  • Yanmanın durması.
  • Çalışmakta olan motorun kendiliğinden durması.
  • Alev sönmesi.
  • Patlama.
  • Becerememek.
  • Motorun kendiliğinden durması.

Flame out ingilizcede ne demek, Flame out nerede nasıl kullanılır?

Flame : Ateş. Öfkelenmek. Tutuşmak. Parlamak. Alevlenmek. Parlaklık. Alev. Yanmak. Sevgili. Yalaz.

Out : Kendini belli etmek. Yanmak. Nakavt etmek. Dışarı çıkarmak. Dışarı atmak. Çıkarmak. Çıkış. Dışarıda. Dışarı. Kovmak.

Flame arc lamp : Elektrotları, bu lambayı bir "seçer ışıyıcı" yapma ya da lambanın ışık etkinliğini yükseltme amacı ile içine başka maddeler de katılmış olan, karbondan yapılmış, yüksek yeğinlikli yay lambası. Yalım yayı lambası.

Flame bait : Tartışma grupları için provokatif mesaj. Bir tartışma forumuna gönderilen okuyanı kışkırtan cesur ifadeler içeren mesaj.

Flame cells : Silyumlu boşaltım hücresi. Alev hücreleri. İlkel yapılı solucanlardaki protonefridyum tipi boşaltım organında bulunan özel amöboyit hücreler, silyumlu boşaltım hücresi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlkel yapılı ve yassı solucanlardaki protonefridyum tipi boşaltım organında bulunan özel amöboyit hücreler, silyumlu boşaltım hücresi. İlkel yapılı solucanlardaki protonefridyum tipi boşaltım organında bulunan özel amöboyit hücreler.

 

Flame coal : Yalazlı kömür. Yaklaşık olarak % 40'tan çok uçucu madde çıkaran kömür. Alevli kömür. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.

İngilizce Flame out Türkçe anlamı, Flame out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flame out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go off : Kesilmek. Bozulmak. Kahkahayı basmak. Çoğalmak. İzin almadan gitmek. Ateş almak. Çürümek. Ekşimek. Çıkmak. Başlamak.

Fizzle out : Köpüğü veya asidi kaçmak. Fos çıkmak. İyi başlayıp kötü bitmek. Suya düşmek. Vızlayıp sönmek. Fiyaskoyla sonuçlanmak. Hızlı başlayıp yavaş bitmek. Hayal olmak. Bir anda sonlanmak.

Botch : Baştan savma yapmak. Yalapşap yapmak. Bir şeyi kötü yapmak. Baştan savma yapılmış şey. Bozmak. Baştan savma onarmak. Kötü yapılmış iş. Yamalamak. Berbat etmek. İçine etmek.

Busting : İflas ettirmek. İflas etmek. Patlatmak. Tutuklamak. Kırmak. Sona ermek. Vurmak. Rütbe indirmek. Bozulmak.

Blowups : Tepesi atma. Öfke patlaması. Kavga. Agrandisman. Fotoğraf büyütme. İnfilak. Büyültme. Şişirilebilen.

Flameouts : Jet motoru arızası.

Blowouts : Ziyafet. Rahat zafer. Parti. Soruşturma. Elektrik sigortasının erimesi. İnceleme. Araştırma. Eğlence. Delik. Lastik patlağı.

Boggled : Ürkütmek. Yanaşmamak. Ürkmek. Korkmak. Şaşırtmak. Duralamak. İrkilmek. Çekinmek. Yüzüne gözüne bulaştırmak.

Deflagration : Tutuşma. Birden ateş alma. Birden yanma. Yavaş yanarak patlama. Yanma dalga hareketi. Alev alma. Birden tutuşma. Parlama. Ani yanma.

Flame out synonyms : be extinguished, come to grief, burst, die down, blow out, eclipse, expire, bungles, die away, boom, draw a blank, botching, blasting, collapse, busts, fade away, dim out, fallen through, boggle, fall flat, drop the ball, detonations, detonation, botched, blowout, blowup, combustion, bungle, deflates, bursting, come unstuck, fall through, eclipses.