Flams türkçesi Flams nedir

Flams ingilizcede ne demek, Flams nerede nasıl kullanılır?

Flimflams : Dolandırmak. Alavere dalavere. Kandırmak.

Non flam stock : Alıcıda kullanılmamış yanmaz film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yanmaz boş film.

Flam : Davula vurulan tek vuruş. Uydurma. Hile. Yalan.

Flambe : Yemeklerin salonda misafir önünde çeşitli alkollü içeceklerin ilavesi ile alevlendirilerek hazırlanması yöntemi. Flambe etme. Masa önünde misafirlerin karşısında hazırlanan alevli yemek. (ahçılık) likör içinde yanar şekilde servis edilen (özellikle bir tatlı). Flambe etmek.

Flambeau : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Meşale. Şamdan. Fener.

Flamboyant architecture : Süslü veya ayrıntılı mimari.

Flambeing : Flambe. Flambe etme. Masa önünde misafirlerin karşısında hazırlanan alevli yemek. Yemeklerin salonda misafir önünde çeşitli alkollü içeceklerin ilavesi ile alevlendirilerek hazırlanması yöntemi. Flambe etmek. Likörde ıslatılmış ve servis edilmeden önce likörün tadını vermek için yakılan gıda.

Flamboyant : Süs. Şaşaalı. Göz alıcı. Göze çarpan (renk). Anlı şanlı. Parlak. Aşırı davranışlarından dolayı göze çarpan. Süslü püslü. Frapan. Göze batan.

Flambes : Likörde ıslatılmış ve servis edilmeden önce likörün tadını vermek için yakılan gıda. Flambe. Yemeklerin salonda misafir önünde çeşitli alkollü içeceklerin ilavesi ile alevlendirilerek hazırlanması yöntemi. Masa önünde misafirlerin karşısında hazırlanan alevli yemek. Flambe etme. Flambe etmek.

 

Flambeaus : Fener. Meşale. Şamdan. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

İngilizce Flams Türkçe anlamı, Flams eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flams ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ignition : Ateşlikte oluşturulan kıvılcımla yanma odası içindeki karışımın tutuşturulması. Kontak. Tutuşma. Genellikle bir yanma olayını başlatmak amacıyla özdeğin sıcaklığını, belli tutuşma sıcaklığına yükseltme işlemi. (özel olarak, içten yanmalı motorlarda patlayıcı gaz karışımını elektrik kıvılcımıyla tutuşturma işlemi.). Yakma. Yanma. Ateşleme. Isıtma. Ateşlenme.

Fairy : Teksas eyaletinde şehir. Eşcinsel erkek. Nonoş. Çocuk. Peri oyunu. Halk efsaneleri ile peri masallarının olağandışı dünyasını, göz kamaştırıcı ve büyüleyici donatımla sağlayan, gerçekliği yansıtmaya yönelik imgesel öğelerle bezenmiş oyun biçimi. İbne. Peri. Perilere ait.

Blaze : Alev alev yanmak. Yüzü güzel. Işımak. Yıldızı parlamak. Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kılların bütün burun üstüne uzanması durumu. Akıtma. Öfkeyle parlamak. Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kılların burun üstünün her iki tarafına yayılması durumu. Parlamak (alev). Parlamak.

Capriccios : Muziplik. Sıçrayış. Beğeni. Kapris. Dümen. Serbest stilde çalınan neşeli müzikal kompozisyonu (müzik terimi). Şeytanlık. Geçici heves.

 

Fire : Tezkeresini eline vermek. İşten çıkarmak. Alev almak. Yangın. Soru yağmuruna tutmak. Ateşlemek. Canlandırmak. İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi. Isıtmak. İşten kovmak.

Apocrypha : Kutsal kitaba girmemiş yazı. Sahte. Doğruluğundan şüphe duyulan yazı. Apokrifa.

Bilks : Ödememek. Dolandırıcı. Dubara. Dolandırmak. Aldatmak. Borç takmak. Kandırmak.

Colourable : İnandırıcı. Sahte. Akla uygun. Yanıltıcı. Aldatıcı. Yalandan. Zahiri. Hileli. Boyanabilir.

Artificial : Yapay. Takına. Taklit. Yalancı. Yapma. Eğreti. Sahte. Takma. Yapmacık.

Artifice : Ustalık. Sanat. Marifet. Yapıntı. Oyun. Beceri. Hüner. Kurnazlık. Desise.

Flams synonyms : cantrips, cheat, combustion, cantrip, chastise, capriccio, burning, objurgate, false, conformation, bilked, concoction, fabrication, adjustment, baloney, deceit, apocryphal, arts, fabling, calumny, bilk, adjustments, castigate, factitiousness, canards, chasten, artificialness, conformations, false pretense, correct, adulterations, canard, artifices.

Flams zıt anlamlı kelimeler, Flams kelime anlamı

Achromatic : Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksemez. Renksiz. Perdesi değişmeyen. Akromatik.

Uncolored : Tarafsız. Renksiz. Boyanmamış. Boyasız.