Folk songs türkçesi Folk songs nedir

Folk songs ile ilgili cümleler

English: My older brother started to take interest in Japanese folk songs when he was around 12 years old.
Turkish: Benim abim yaklaşık 12 yaşındayken Japon halk şarkılarına ilgi duymaya başladı.

English: I don't like all of these folk songs.
Turkish: Bu türkülerin hepsini sevmiyorum.

English: I like folk songs.
Turkish: Halk şarkılarını severim.

English: Can you sing any American folk songs?
Turkish: Amerikan halk şarkısı söyleyebilir misin?

English: Many folk songs were about social problems.
Turkish: Birçok türküler toplumsal problemler hakkındaydı.

Folk songs ingilizcede ne demek, Folk songs nerede nasıl kullanılır?

Folk : Kavim. İnanç. Halk. Irk. Halk müziği. Millet. Folk. Bir toplum içinde, ortak gelenek, görenek, davranış ve uygulamalardan oluşan bir kültürel düzende yaşayan insan topluluğu, bk. halk kültürü, halk yaşantısı, halk toplumu, halk katmanı, seçkin kültürü, krş. toplum, köy, boy. Ahali.

Songs : Güfte. Ötme. Şarkılar. Türkü. Şarkı söyleme. Şarkı. Ötüş. Şarkı sözü. Şakıma. Şiir.

Folk architecture : Halk yapıcılığı. Halkın geleneksel yollardan öğrenerek uyguladığı yapıcılık türü. bk. yapıcılık, krş. halk giysisi, halk sanatı, halk el sanatı.

 

Folk art : Halkın, doğal çevresiyle geleneksel kültürünün etkisi altında kalarak oluşturduğu ya da seçkin ve öteki kültürlerden alarak benimsediği, beğenisel yanı yararlı yanından daha çok olan ürünlerin tümü. bk. sanat. krş. el sanatı, halk kültürü. Halk sanatı.

Folk biotope : Halk kültürünün gelişimini ve oluşumunu sağlayan etkenlerin tümü. bk. halk kültürü. Halk yaşam biçimi.

Folk calendar : Halkın, bir yıl içinde arka arkaya gelen günlerle toplumsal, ekonomik, kültürel, dinsel ve büyüsel oluşumları saptamak amacıyla kullandığı geleneksel bilgi ve uygulamaları, bk. yıldızbilim. Halk günbilgisi.

İngilizce Folk songs Türkçe anlamı, Folk songs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Folk songs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Song : Ezgi. Parça. Güncel konulara, aşk konularına, yaşama sevincine değinen, kabarelerde söylenen şarkı. epik tiyatroda oyuncuların açıklamalı ezgileri. Şarkı söyleme. Şiir. Ötme. Günlük ve politik konulara ya da aşk, şarap, yaşama sevinci gibi konulara değinen, kabarelerde söylenen şarkı, müzikli oyunlarda tek kişinin söylediği şarkı. örnek: brecht'in yapıtları. Şakıma. Şarkıcılık.

Folksong : Bir ülke halkının içinden kaynaklanan ve nesilden nesile aktarılan şarkı (genellikle sözlü olarak aktarılan).

Folk : Halk. Aile. Kavim. Irk. Ahali. Adet. Ekinleri ortak olan bireylerin, kümelerin oluşturduğu nüfus. İnanç. Folk.

Ballades : Şarkıya adapte edilmiş öyküsel şiir. Balad. Bir hikayesi olan duygulu şarkı. Hikayeli şarkı.

 

Folk song : Halk türküsü. Deyiş.

Lays : Şarkı sözü. Yatma. Hal. Şarkı. Sevişme. Mevki. Konum. Durum.

Folksongs : Bir ülke halkının içinden kaynaklanan ve nesilden nesile aktarılan şarkı (genellikle sözlü olarak aktarılan).

Lay : Şarkı sözü. Konum. Saldırmak. Tasarlamak. Koymak. Örmek (tuğla). Sermek. Yatma. Durum. Hal.

Popular music : Popüler müzik. Pop müzik. Yazılı hiçbir kuram, kural ve öğretiye dayanmadan, yalnızca işitme yoluyla öğrenilerek kuşaktan kuşağa aktarılan, coğrafyaya bağlı değişkenler dışında toplum çapında bir bütünlük gösteren, ilkel yapıda çalgı ve araçların kullanıldığı geleneksel müzik türü. bk. müzik, değişken, gelenek, halk. krş. halk koşuğu, halk oyunu.

Folk music : Folk müziği. Yazılı hiçbir kuram, kural ve öğretiye dayanmadan, yalnızca işitme yoluyla öğrenilerek kuşaktan kuşağa aktarılan, coğrafyaya bağlı değişkenler dışında toplum çapında bir bütünlük gösteren, ilkel yapıda çalgı ve araçların kullanıldığı geleneksel müzik türü. bk. müzik, değişken, gelenek, halk. krş. halk koşuğu, halk oyunu.

Folk songs synonyms : ballade, ballad, ballads, songs.