Türkü nedir, Türkü ne demek

Türkü; bir edebiyat terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş manzume

"Türkü" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kulak ver ki havasında bahçemizin / Gök maviliğinden, dal yeşilliğinden / Bir türkü söylenmede kendiliğinden" - C. S. Tarancı

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Hece vezniyle yazılmış ve halk ezgisiyle bestelenmiş şiir.

Edebi terim anlamı:

Hece tartısiyle yazılmış küçük şarkı (HALK TÜRKÜSÜ, Chant populaire; TÜRKÜ CÖNGÜ, Chansonnier; TÜRKÜ YAZARI, Chansonnier).

Türkü isminin anlamı, Türkü ne demek:

Kız ismi olarak; Hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş koşuk.

Bilimsel terim anlamı:

Saz ozanlarının koşma biçiminde söyledikleri, dördüncü dizeleri her dörtlükte olduğu gibi yinelenen kavuştaklı koşuk.

Halkın ezgi ile söylediği her türlü deyiş.

Fransızca'da Türkü ne demek?:

chanson, chansonnette

Türkü hakkında bilgiler

Türkü, Türkiye'nin sözlü geleneğinde, bir ezgi ile söylenen halk şiirlerinin her çeşidine verilen ad. Türkü sözcüğü, Türk adının sonuna, ilgi eki olan "î" ekinin getirilmesiyle ortaya çıkmıştır. "Türkî", Türk'le ilgili, Türk'e özgü anlamında kullanılır.

Türkü, kendine özgü ve belirli bir ezgi ile söylenen, hece ölçüsüyle yazılan ve zamanla anonimleşen bir nazım biçimidir. Türküler ana dörtlüklerle, onu izleyen nakaratlardan oluşur. Türkülerdeki dörtlüklere (üçlük veya ikilik de olabilir) "bent" adı verilir. Nakaratlar ise halk dilinde "bağlama" ve "kavuştak" olarak adlandırılır. Kavuştaklar her ezgiden sonra tekrar edilen ikilik (ya da daha çok) dizelerdir.

 

Türkünün belirli bir şekli yoktur. Bir koşma, bir semai, bir destan ya da herhangi bir halk şiiri türkü ezgisiyle söylendiğinde türkü olur. Bu yüzden türkü tipinin en belirgin özelliği melodisidir. Türküler hece ölçüsünün her kalıbıyla söylenir. Yani hece sayısı itibariyle bir sınırlama olmaz.

Türkülerin büyük çoğunluğu anonimdir ya da ağızdan ağza söylenirken söyleyeni kaybolmuştur. Türküler bu şekilde halkın malı olurlar ve halkın her kesimine hitap eden sanatçılar tarafından albümlerde, konserlerde ve canlı performanslarda kullanılan yaygın bir müzik türüdür. Türküler çoğu kez, bir doğa olayı ya da bir kahramanlık karşısında doğar ve yayılırlar. Türküler, doğdukları bölgenin özelliklerini koruyamazlar. Taşındıkları bölgelerde kişilerin, yer adlarının, hatta konuların bile değiştiği görüldüğü için, nerede doğduklarını saptamak güçleşir.

Türkü ile ilgili Cümleler

  • Bir Amerika'lıyı, bir Rus'u, bir Çin'liyi, bir Roman'ı, bir Kürt'ü, bir Türk'ü sevmemem için hiçbir sebep yok.
  • Ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne.
  • Bu türkülerin hepsini sevmiyorum.
  • Birçok türküler toplumsal problemler hakkındaydı.
  • O, türkü çığırmayı seviyor.
  • Ben Türküm.
  • Türkü doğa seslerinden doğar.
  • Türk'üm milletimi ve ülkemi seviyorum.
  • Hayır, Alman değilim, Türküm.
 

Türkü anlamı, kısaca tanımı:

Hece : Bir solukta çıkarılan ses veya ses birliği, seslem. Hece ölçüsü.

Ölçü : Ölçüt. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı.

Halk : Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Yaratma. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.

Ezgi : Üzüntü, sıkıntı. Bir müzik parçasında baştan sona kadar belirli yerlerde tekrarlanan ses dizisi. Kulağa hoş gelen ses veya söz dizisi. Belli bir kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi, haz, nağme, melodi. Gidiş, yol, tarz, tempo.

Türkü çağırmak : Türkü söylemek.

Türkü tutturmak : Türkü söylemek.

Türkü söylemek : Ezgisiyle bir türküyü seslendirmek.

Türkü yakmak : Türkü sözünü bestelemek.

Türküsünü çağırmak : Bir kimsenin hoşuna gidecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak.

Köy türküsü : Köyü veya köylüyü anlatan türkü.

Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.

Türkücü : Türkü söyleyen kimse, okuyucu.

Türkücülük : Türkücünün işi.

Türküleme : Türkülemek işi.

Türkülemek : Türküsünü söylemek, türkü yakmak.

Türküleşme : Türküleşmek durumu.

Türküleşmek : Türkü durumuna gelmek.

Türküleştirme : Türküleştirmek işi.

Türküleştirmek : Türkü durumuna getirmek.

Ayının kırk türküsü var kırkı da ahlat üstüne : Bir kimsenin hep aynı şeyi veya hikâyeyi anlatması karşısında söylenen bir söz.

Azerbaycan türkü : Azerbaycan Cumhuriyeti'nde ve Güney Azerbaycan'da (İran'da) yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse, Azeri.

El elin eşeğini türkü çağırarak arar : "insanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez" anlamında kullanılan bir söz.

Kimin arabasına binerse onun türküsünü çağırır : Çıkar sağladığı kimsenin hoşuna gidecek biçimde davranan dönek ve dalkavuk kimseler için kullanılan bir söz.

Beste : Bir müzik eserini oluşturan ezgilerin bütünü.

Manzume : Şiir. Dizge.

Türki : Türkle ilgili. Türkçe.

Sözlü : Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı. Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu.

Şiir : Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk. Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey.

Sözcü : Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.

Ekin : Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum. Kültür, hars.

Türkü çarmak : Türkü söylemek, okumak.

Türkü çığırmak : Türkü söylemek

Türkü kaldırmak : Türkü söylemek, okumak

Türkü yakıcı : Türkü yakan kimse, ozan.

Türkü yırlatmak : Türkü çağırtmak.

Diğer dillerde Türkü anlamı nedir?

İngilizce'de Türkü ne demek? : [Turku] n. Turk

n. ballad, Calypso, folk song, song, lay

Fransızca'da Türkü : chanson [le]

Almanca'da Türkü : Gesang, Lied

Rusça'da Türkü : n. песенка (F), песня (F)