For good measure türkçesi For good measure nedir

  • Eklenti yapmak için.
  • İlave olarak.
  • -'a ilaveten.
  • Garantiye almak için.
  • Ekstra olarak.
  • Perçinlemek için.
  • Fazladan.
  • Emin olmak için.
  • Ek olarak.

For good measure ingilizcede ne demek, For good measure nerede nasıl kullanılır?

For : -e elverişli. -e uygun. Nedeniyle. -e. Çünkü. Dair. -dir. Adına. Namına.

Good : Menfaat. Sağlam. Dolu dolu. Yararlı. Doğruluk. Emin. Yarar. Sağlığa yararlı. İyilik. Uslu.

Measure : Ölçü birimi. Nispet. Ölçüsünde olmak. Oran. Tedbir. Ölçüm. Ölçüye vurulan bir konuda bir ölçme aracıyla elde edilen ve ölçme dizgesinin çeşitli birimleriyle dile getirilen değer. Tartmak. Ölçüsünü almak.

For good : Kesinlikle. Sürekli olarak. Geri dönmemek üzere. Temelli. Bütün bütün. Sonsuza dek. Tümüyle. Sonsuz. Resmen. Temelli olarak.

For good and all : Temelli olarak velhasıl. Velhasıl. Temelli olarak. Gerçekten. Tamamiyle. Tamamen. Netice olarak. Sürekli olarak. Temelli.

Declaration for goods in transit : Düzgeçiş mallarına uygulanan gümrük işlemleri için düzenlenmiş formül bildirge. Düzgeçiş bildirgesi.

For goodness sake : Tanrı'nın hatırı için!. Allah aşkına! (kızgınlık veya çileden çıkma ifadesi). Aman tanrım!. Tanrı aşkına!.

For goods and all : Temelli olarak.

İngilizce For good measure Türkçe anlamı, For good measure eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak For good measure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accessional : İlave. Ek.

And all : Ve de her şeyi. Bundan başka. Ve her şey. Ve tüm mesele.

Over : Yukarıya. Aşkın. Bitmiş. Üstüne. Devirmek. Üzerine. Sona ermiş. Yukarıda. Üzerinden.

Additively : Eklenecek şekilde. Ekleyerek.

On the side : Bir de. Ek iş olarak. Yanısıra. İkinci bir iş olarak. Ayrıca.

As well : Aynı derecede. Dahi anlamında de. De. Makul şekilde. Bile. Da. Doğru. Ayrıca. Hatta.

In excess : Aşırı.

Extra : Üstün. İlave edilen. Ekstra şey. Gazet. İlave. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlave gazete. Figüran. Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan, bazen birkaç söz söyleyen, çoğu kez de konuşmayan kişi. Kısa, ama dikkati çeken bir rol.

To boot : Üstüne üstlük. Üstelik. Üstüne bir de. Üstüne de. Ayrıca. Da cabası. Bir de. Hem de.

Adjunctly : İkinci derecede. Tamamlayıcı olarak. Tamamlayıcı bir şekilde. Yardımcı bir şekilde. Yardımcı olarak.

For good measure synonyms : in addition, additionally, accessive, into the bargain, in addition to, as attachment, as well as, together with, additional.