On the side türkçesi On the side nedir

  • Ek iş olarak.
  • İkinci bir iş olarak.
  • Bir de.
  • Ayrıca.
  • Ek olarak.
  • Yanısıra.

On the side ile ilgili cümleler

English: Kouji was lucky; his traffic accident left only a minor scratch on the side of his car.
Turkish: Kouji şanslıydı; onun trafik kazası yalnızca arabasının yanında küçük bir çizik bıraktı.

English: The crowd may be on the side of Luciano, but the champ has got the skill to win and that's what matters.
Turkish: Kalabalık Luciano tarafında olabilir ama şampiyon kazanma becerisine sahip ve önemli olan budur.

English: The badly decomposed body of a young girl was found on the side of a highway.
Turkish: Genç bir kızın fena halde çürümüş cesedi otoyolun kenarında bulundu.

English: Success is always on the side of the persevering.
Turkish: Başarı her zaman azimlinin tarafındadır.

English: Ali sat on the side of his bed and pulled on his socks.
Turkish: Ali yatağının kenarında oturdu ve çoraplarını giydi.

On the side ingilizcede ne demek, On the side nerede nasıl kullanılır?

On : Hazır. E doğru. Makbul. De. Yönünde. Giyilmiş. Çakırkeyif. Yanmak. Üzerinde.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

 

Side : Kıvrım kanatları. Takım. Çalım. Kenar. Yanındaki. Desteklemek. Cephe. Yön. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Yan.

On the sidelines of life : Hayata aktif olarak katılmayan.

Bit on the side : Dost hayatı yaşamak. Metresi olmak. Eşine sadık olmayan. Dostu olmak. Eşini veya sevgilisini aldattığı kimse veya metres.

On the air : Ünalgıda yayınlanmakta. Radyo tv yayında. Yayında. Radyoda.

On the chance : Ümidiyle. Eğer şans eseri olursa. Olur da. - olması durumunda. Şansa tafih.

On the alert : Teyakkuz halinde. Alarm durumunda. Tetikte. Hazırlıklı. Uyanık.

Was kept on the sidelines : Bekletildi. Tutuldu. Sonrası için saklandı. Takımda oynamadı (spor). Yedek kulübesinde bekletildi. Yedek olarak tutuldu. Kenarda tutuldu.

On the average : Normal oranda. Orta miktarda. Ortalama olarak.

İngilizce On the side Türkçe anlamı, On the side eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On the side ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Further : Başka. Daha. Başka bir. Daha fazla. Daha öte. İlerlemesini sağlamak. Başka yerde. Daha uzak. İleri. İlerletmek.

Again : Üstelik. Yine. Tekrar. Yeniden. Gene. Bir kere daha. Kaytadan. Kayta. Bundan başka.

Also : Hem. Üstelik. Hem de. Dahi. Keza. Aynı zamanda. De. Diğer bir yandan.

Btw : Aynı zamanda (internet argosu). Bu arada. Şans eseri. By the way (bu arada). Bu vesileyle.

By the same token : Aynı sebeple. Aynen. Bundan başka. Aynı şekilde. İlaveten. Aynı sebeple bundan başka.

Elses : Başka zaman. Yoksa. Başkaca. Yahut. Daha. Daha başka. Başka türlü. İlaveten. Başka.

 

As well : Dahi. Da. Makul şekilde. Dahi anlamında de. Bile. Aynı derecede. İlave olarak. Doğru. Hatta.

Else : İlaveten. Yahut. Aksi halde. Başka. Yoksa. Daha. Başka zaman. Daha başka. Başkaca.

Moreover : Bundan başka. Kaldı ki. Zaten. Buna ek olarak. Hatta. Dahası. Hem de. Diğer taraftan.

Into the bargain : Üstelik. Üstüne üstlük. Aynı zamanda. Caba. İlaveten. Cabası.

On the side synonyms : for good measure, and also, plus, beyond that, and what is more, and, and all, in addition to, finally, extra, additionally, farther, alongside, likewise, to boot, as well as, discriminately, furthermore, yea, in addition, additively, on the top of it, adjunctly, besides, as attachment, beyond, together with.