Foreign exchange counter türkçesi Foreign exchange counter nedir

  • Türk parası kıymetini koruma hakkında 32 sayılı karara ilişkin 2002-32/27 tebliğde belirtilen usul ve yöntemler çerçevesinde hazine müsteşarlığının izni ile kurulan, döviz ve efektif alım-satımı yapan yetkili müesseseler. krş. yetkili müesseseler.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Döviz büfesi.

Foreign exchange counter ingilizcede ne demek, Foreign exchange counter nerede nasıl kullanılır?

Foreign : Yabancı madde. Ecnebi. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Dış. Yurt dışı. Yabancı. Dıştan gelme. Ülke dışı. Harici. Yabancılık.

Exchange : Eksiciklerin tek tek belirlenememesi yüzünden, eksicikler karşılıklı yer değiştirince gözlenebilir niceliklerin değişmez kalması olayı. Teati etmek. Değiş tokuş. Bir hak ya da malın başka bir hak ya da mal ile para kullanmadan başa baş değiştirilmesi. Kitaplıkların fazla gereçlerini birbiriyle değiştirme işlemi. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kağıt ve madeni para. Trampa etmek. Bozmak. Mal, hizmet ve üretim faktörlerinin iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi.

Counter : Karşı. Karşılıkta bulunmak. Gelen tanecikleri tek tek sayan araç. Karşı gelmek. Muhalefet etmek. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, eskrim alanlarında kullanılır. Sayma amacıyla kullanılan herhangi bir yazmaç. Sayaç. Karşısında olmak. Ters.

 

Foreign exchange : Harici kambiyo. Yabancı paraların alım ve satımı, yabancı bir ülkeye ödenecek bir borç için bankada yapılan para değiştirme ve gönderme işlemi. yabancı bir ülkede ödenecek bir para için kullanılan çek, ödek, sayca gibi ödeme araçlarının alım ve satım işlemi. Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kağıt ve madeni para. Başka bir ulusun tedavüldeki parası. Yabancı para. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bk. döviz bk. kambiyo senetleri ticari bankaların dövizle uğraşan birimleri. Döviz. Döviz arbitrajı. Dış kambiyo.

Foreign exchange account : Döviz tevdiat hesabı.

Foreign exchange black market : Kambiyo denetim sistemi uygulayan ülkelerde, resmi kurun piyasa kurundan sapma gösterdiği durumlarda, yasa dışı döviz alım-satımının yapıldığı piyasalar. Döviz karaborsası.

Foreign exchange bottleneck : Ülkenin belirli bir dönemde döviz giderlerinin artması ve/veya gelirlerinin azalması yüzünden ciddi bir döviz sıkıntısı içine düşmesi. Döviz darboğazı.

Foreign exchange bond : Bir bankada bulunan belirli bir mevduat karşılığında taşıyana veya isme düzenlenen değerli kağıt. Döviz bonosu.

Foreign exchange arbitrage : Döviz arbitrajı. Döviz arakazancı. Dövizin ucuz olduğu piyasadan satın alınıp pahalı olduğu piyasada satılarak, diğer bir deyişle kur farklarından yararlanarak elde edilen kazanç.

 

Foreign exchange control : Kambiyo kontrolü. Kambiyo denetimi. Döviz kontrolü.

İngilizce Foreign exchange counter Türkçe anlamı, Foreign exchange counter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foreign exchange counter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Foreign exchange office : Döviz bürosu.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Foreign exchange counter synonyms : exchange office, ability to pay approach, a change in individual demand, ability to pay principle, a shift in supply, a group shares, abnormal budget, a change in demand.