Döviz büfesi nedir, Döviz büfesi ne demek
Döviz büfesi; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.
İktisat terim anlamı:
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2002-32/27 Tebliğde belirtilen usûl ve yöntemler çerçevesinde Hazine Müsteşarlığının izni ile kurulan, döviz ve efektif alım-satımı yapan yetkili müesseseler. karşılığı yetkili müesseseler.
Döviz büfesi kısaca anlamı, tanımı
Büfe : Evlerde içine yemek takımlarının konduğu dolap. Yiyecek, içecek, gazete, dergi vb.nin satıldığı küçük dükkân. Toplantılarda yiyecek ve içeceklerin konulduğu masa
Döviz : Ülkeler arası ödemelerde kullanılabilecek para, çek, poliçe vb. her türlü ödeme aracı. Herhangi bir konuyu tanıtma, duyurma, propaganda yapma amacıyla üzerine yazı yazılmış bez veya karton. Yabancı ülke parası.
Yetkili müesseseler : İlgili bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde dövize ilişkin işlemler yapmasına izin verilen ve dövizin yanı sıra değerli maden, taş ve eşyalara ilişkin işlemler de yapabilen anonim şirket.
32 sayılı karar : Kambiyo denetimini tamamen serbestleştirmek ve sermaye hareketleri üzerindeki denetimi kaldırmak üzere 1989 yılında Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu çerçevesinde çıkarılan karar.
Belirtilen : Tamlanan.
Müessese : Kurum. Bir toplumda bazı sorunların çözümlenebilmesi için uygulanan yöntem.
Hakkında : İlgili olarak, üzerine.
Müsteşar : Kendisinden bilgi alınan, kendisine danışılan kimse. Bakanlıklarda, elçiliklerde bakan veya büyükelçiden sonra gelen en büyük yönetici.
İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.
Yetkili : Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar. Mezun.
Müesses : Kurulu, kurulmuş.
Belirti : Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.
Efektif : Bankacılıkta nakit para. Banknot ve metal para. Merkez Bankası tarafından alım satımı yapılmış olan ve Türk lirası olarak kurları belirlenen yabancı ülke parası.
Çerçeve : Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık.
Kıymet : Değer.
Tebliğ : Bildirme. Haber verme. Bildiri.
İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.
Sayılı : Herhangi bir sayısı olan. Az görülen, önemli, mahdut. Sayısı belli olan, sayılmış olan.
Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.
Hazine : Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet. Kaynak. Gömülü ya da saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü. Değerli şeylerin saklandığı yer. Devlet malının veya parasının saklandığı yer. Devlet malı veya parası. Değerli bir şeyin çok bulunduğu yer. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen şey veya kimse. Devletin altın, döviz, bono ve nakit işlemlerini maliye ile birlikte düzenleme görevini üstlenen makam.
Diğer dillerde Döviz büfesi anlamı nedir?
İngilizce'de Döviz büfesi ne demek ? : foreign exchange counter, foreign exchange office

Bu kısımda Döviz büfesi nedir? Döviz büfesi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Döviz büfesi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Döviz büfesi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.