Forfended türkçesi Forfended nedir

Forfended ingilizcede ne demek, Forfended nerede nasıl kullanılır?

Forfend : Muhafaza etmek. Engel olmak. Savunmak. Yasaklamak. Engellemek. Savuşturmak. Önlemek. Korumak. Esirgemek. Atlatmak.

Forfending : Uzaklaştırmak. Savuşturmak. Önlemek. Yasaklamak. Savunmak. Muhafaza etmek. Engel olmak. Korumak. Engellemek. Atlatmak.

Forfends : Savuşturmak. Önlemek. Atlatmak. Korumak. Engel olmak. Uzaklaştırmak. Yasaklamak. Savunmak. Muhafaza etmek. Engellemek.

Forfeit : Bir hakkınından mahrum kalmak. Kayıp. Ceza. İhmalden dolayı kaybedilen şey. Yoksun kalmak. Ceza olarak vermek. Kaybetmek. Ceza olarak kaybetme. Ceza olarak kaybetmek. Bedel.

Forfeit money : Sözleşmeden cayılması durumunda cayan tarafın öteki tarafa tazminat olarak bıraktığı güvenmelik. Cayma tazminatı. Cayma parası. Pey akçesi. Pişmanlık akçesi.

Forfeitures : Bir hakkın yitirilmesi. Hakkın sukutu. Kaybedilen şey. Hakkını kaybetme. Hakkın yitirilmesi. Düşmesi. Ceza. Teminat vs'nin yanması. Hakkın kaybedilmesi. Hakkın düşmesi.

Forfeit penalty : Tarafların birinin sözleşmeden cayması durumunda ödeyeceği tazminat. Cayma parası.

Forfeitable : Kaybedilebilir. Kaybolabilir. Ceza olarak verilebilir. Vazgeçilebilir. Önceden gidilebilir.

 

Forfeiture : Hakkın kaybedilmesi. Hakkı kaybetme. Düşme nedenleri. Düşmesi. Hakkın yitirilmesi. Ceza. Belgeyi, yasalarda yazılı nedenlerle yürürlükten kaldırma. Bir tecim belgitinin ilgilisine belirli süresi içinde bir uyarı yapılmaması nedeniyle belgiti düzenleyen ve alacağı üçüncü kişiye aktaran kişilere başvurma yeteneğinin yitirilmesi. yasa, sözleşme ya da yargıcı tarafından. Hakkın sukutu. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.

Forfeiter : Forfaiter. Bir eza veya hak mahrumiyeti alan kimse.

İngilizce Forfended Türkçe anlamı, Forfended eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forfended ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Convoy : Eşlik etmek. Birlikte gitmek. Koruma. Eşlik. Yoldaşlık etmek. Refakat etmek. Konvoy. Yol arkadaşlığı. Kafile.

Bypass : Uğramadan geçmek. Boş vermek. Atlamak. Pas geçmek. Yan yol. İkinci yol yapmak. Uğramamak. Yanından geçmek.

Convoyed : Yoldaşlık etmek. Yol arkadaşlığı. Konvoy. Refakat etmek. Birlikte gitmek. Katar. Eşlik etmek.

Head off : Savmak. Yolunu kesmek. Geçit vermemek. Yönünü değiştirmek. Önüne geçmek. Yol kesmek.

Censor : Ön denetim. Sansür uygulamak. Sanat, yazın yapıtlarının yayımından önce denetlenmesi. Herhangi bir tiyatro yapıtını, öndenetim ya da sıkıdenetim tarafından yasaklamak. Sansürden geçirmek. Sansür etmek. Eleştirici. Sansür. Denetleyici.

Anathematise : Lanetlemek. Kiliseden aforoz etmek. Kınamak. Aforoz etmek. Yasaklamak (ayrıca anathematize).

Banishing : Sürgün etmek. Sürmek. Düşünmemek. Sürgüne yollamak. Kafasından atmak. Kovmak. Sürmek (bir yerden atmak). Sürgüne göndermek. Defetmek.

 

Championing : Üstün niteliklere sahip kimse. Çok yetenekli kimse. Şampiyon. Müdafaa etmek. Tarafını tutmak. Desteklemek. En iyi. Uğrunda mücadele vermek. Destek olmak.

Hold : El koymak. İyi çekim. Kavramak. Gemi ambarı. Barındırmak. Almak. Kaldırmak. Tutuklu olarak tutmak. Sahip olmak. Karara bağlamak.

Forfended synonyms : forefend, forfending, anathematize, evaded, argue, stave off, balks, defend, argues, circumvented, evades, anathematizes, advocated, baulks, distract, anathematizing, deports, bypasses, drive apart, ban, cocoon, bind, circumambulate, cramp, debar, fend off, banish, avoid, convoying, draw away, protect, baulking, come through.

Forfended zıt anlamlı kelimeler, Forfended kelime anlamı

Pleased : Keyifli. Memnun. Mahzuz. Hoşnut edilmiş. Memnun olmuş. Mütelezziz. Hoşnut.

Won : Kazanan. Kazanç. Kazanmak. Güney kore para birimi. Won (finlandiya terimi). Kazanıldı.