Forward linkage türkçesi Forward linkage nedir
- İleriye doğru bağlantı.
- İleriye doğru bağlantı (sektörler arasında).
- İktisat alanında kullanılır.
- Bir firma ya da sanayinin başka bir firma ya da sanayiye girdi sağlaması. krş. geriye doğru bağlantı.
Forward linkage ingilizcede ne demek, Forward linkage nerede nasıl kullanılır?
Forward : Öne. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. Küstah. Yönlendirmek. Öndeki. Yönlendirme yapmak. İleriye yönelik. Ön. Sunmak. Gelişmiş.
Linkage : Bağlayış. Alel olmayan iki ya da daha fazla sayıdaki genin birlikte kalıtlanması. bu genler aynı kromozomda bulunmaları nedeniyle birbirine bağlıdırlar ve ikinci mendel kanununa ters hareket ederler, yani bağımsız değildirler. Mekanik tertibat. Bağlantı. Bileşiklik. Bağlanma. İletken sarımlarından oluşan kapalı bir akım çevriminde sarım sayısı ile mıknatısısal akı çarpımı. Bağlama. Birlikte kalıtsal olabilecek benzer kromozomlar üzerinde birbirine yakın yerleşen genlerin rol oynadığı kalıtım şekli. Eklem.
Forward air controller : Uçuş müfettişi. İleri hava kontrolörü.
Forward buying : Gelecekte teslim edilmek üzere satın alma. Vadeli teslim piyasasında satın alma. Ön alım. Vadeli satın alma. Gelecekte teslim satınalma.
Forward by e mail : Elektronik posta ile ilet.
Forward channel : İleri yönde kanal. Veriş kanalı. İleriye oluk. İleri doğru kanal.
İngilizce Forward linkage Türkçe anlamı, Forward linkage eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Forward linkage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Forward linkage synonyms : abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures, a shift in individual demand, a pass through certificate, ability to pay approach, a change in supply.

Bu kısımda Forward linkage kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Forward linkage ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Forward linkage anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Forward linkage ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.