Linkage türkçesi Linkage nedir
- Eklem.
- Bağlantı.
- Mafsallı bağlantı.
- İletken sarımlarından oluşan kapalı bir akım çevriminde sarım sayısı ile mıknatısısal akı çarpımı.
- Bağ.
- Bağlama.
- Birlikte kalıtsal olabilecek benzer kromozomlar üzerinde birbirine yakın yerleşen genlerin rol oynadığı kalıtım şekli.
- Bileşiklik.
- Bilgisayar, biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Alel olmayan iki ya da daha fazla sayıdaki genin birlikte kalıtlanması. bu genler aynı kromozomda bulunmaları nedeniyle birbirine bağlıdırlar ve ikinci mendel kanununa ters hareket ederler, yani bağımsız değildirler.
- Bağlayış.
- Bağlanma.
- Zincir.
- Mekanik tertibat.
- Bağlanım.
Linkage ingilizcede ne demek, Linkage nerede nasıl kullanılır?
Linkage approach : Bağlantı yaklaşımı.
Linkage editor : Bağlantı biçimleyicisi. Bağ düzenleyicisi. Bir izlencenin ayrı ayrı yazılıp derlenmiş kesimlerini birleştiren izlence. Bağ düzenleyici. Bağlantı editörü. Bağlantı düzenleyicisi. Bağlantı düzenleyici. Bağlama yordamı. Bağlayıcı.
Linkage group : Bağlantı grubu. Çeşitli karakterlerin dölden döle taşınarak yeni dölde bir arada görülmesini sağlayan ve aynı kromozom üzerinde bulunan gen grubu.
Adjudication of interest and linkage : Sermaye faizi ödenmesiyle ve onu endekse veya döviz kuruna bağlanmasıyla ilgili mahkeme kararı. Faiz ve bağlama kararı.
Backward linkage : Geriye doğru bağlantı. Geriye bağlantı. Bir firma ya da sanayinin başka bir firma ya da sanayi tarafından üretilen girdileri kullanması. krş. ileriye doğru bağlantı. Geriye doğru bağlılık.
Sex linkage : Sekse bağlılık. Cinsiyet bağlantılı.
Side linkage : Bir kesimin etkinliğinin yeni girişimlere ve tasarrufların oluşumuna yol açması. Yana doğru bağlantı.
Complete linkage : Tam bağlantı. Aynı kromozom üzerindeki iki genin rekombinasyona girmediği ve bu nedenle daima aynı gamete birlikte aktarılmaları durumu.
Phosphodiester linkage : Fosforik asidin bir molekülünün diğer bir molekülün içindeki iki hidroksil grubuyla veya iki molekülün hidroksil gruplarıyla esterleşmesi ve bu yapılar arasında bir köprü oluşturması. Fosfodiester bağlantısı.
Without interest or linkage : Faizsiz bir şekilde. Aynı fiyatla. Aynı değerde. Değeri yükselmeden. Faiz değeri ihtiyacı gütmeden.
İngilizce Linkage Türkçe anlamı, Linkage eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Linkage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bk : Defter. Kitap. Book (kitap). Berkelyumun simgesi. Deste. Cari işlemler dengesi. Bir araya getirilmiş yazım eseri. Fiyat. Parasal fiyat.
Gyve : Ayaklara vurulan pranga. Zincire vurmak. Bukağı. Prangaya bağlamak. Prangaya vurmak. Pranga. Ayak zinciri.
Regression : Y değişkeninin x bağımsız değişkenine matematiksel bir ifadeyle bağımlı olması. hastalık belirtilerinin gerilemesi, belirtilerin yatışması. Geri çekilme. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden nedenlere ve bileşikten yalınca doğru usavurma işlemi. 2.-yakın geçmişle ya da yeni olaylarla ilişkili anıların azalması. gerçekliklerin ağır bastığı yetişkinler dünyasının güçlükleri karşısında, çocukluk yıllarının anılarıyle dolu bir düş dünyasına kaçış. yetişkinlerde çocukça davranışların yeniden başlaması. 5- etkili biçimde ayırımlar yapma, yargılama ve usavurma yeteneğinin yitirilmesi. Deniz gerilemesi. Eğitim, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Dönüş. Regresyon. Gerilim. İnsanın ve içinde yer aldığı toplumsal yapının, doğal ve toplumsal çevresi üzerindeki denetim olanaklarının azalması.
Affigere : Affigere.
Bonding : Örmek (duvar). Yapıştırmak. Atom ya da atom kümelerinin, bağımsız moleküller oluşturmak üzere birbirileriyle bağ yapmaları. Birbirine bağlanma. Bağlayan. Bağlar. Yapışma. Birleştirme. Antrepoya koymak.
Bond : Örmek (duvar). Birleşmek. Bono. Muhabbet. Birleşme. Birleştirmek. Kefil olmak. Bir özdecik oluşumunda iki öğeciğin kimi dış eksiciklerinin ortaklaşa kullanımı ile ya da eksicik alışverişi ile sağlanan bağlanım. Fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Kamu ve özel kesim tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. bono.
Involvement : Üstlenti. Gerek. İlişki. Bağlılık. Dahil olma. Karıştırılma. İlgi. Sarma. Karışma.
Coupling : Bileşim. Kaplin kenetlenme. Çiftleşme. Kuplaj. Kavrama. İki boruyu birbirine eklemekte kullanılan bağlantı parçası. Eşleme. Bağlayan. Ek bileziği. Eşleşme.
Dedication : İthaf. Genel olarak içkapaktan önce ya da sonra gelen bir sayfada yer alan ve kitabın, yazarınca bir başkasına armağan edildiğini belirten yazı. İthaf etme. Vakfetme. Sunu. Adama. Fedakarlık. Tahsis edilmiş. Kamuya tahsis.
Being linked : Bağlı olma. Ekli olma.
Linkage synonyms : mechanical system, fastening, dedications, commitments, commitment, connection, diarthrosis, bindle, affiliation, catena, anchoring, articulation, chain, joint, bundle, affixture, nexus, coilers, involvements, fetter, irons, articulatio, hinge, connectedness, channel, link, binder, gyving, combination, binding, communication, fastenings, junction.
Linkage zıt anlamlı kelimeler, Linkage kelime anlamı
Linkage antonyms : unconnectedness.
Linkage ingilizce tanımı, definition of Linkage
Linkage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being linked. Also, a system of links. The act of linking.

Bu kısımda Linkage kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Linkage ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Linkage anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Linkage ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.