Side linkage türkçesi Side linkage nedir

  • Bir kesimin etkinliğinin yeni girişimlere ve tasarrufların oluşumuna yol açması.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yana doğru bağlantı.

Side linkage ingilizcede ne demek, Side linkage nerede nasıl kullanılır?

Side : Kıvrım kanatları. Taraftar. Taraf. Desteklemek. Takım. Çalım. İkinci derecede. Cephe. Yanındaki. Kenar.

Linkage : Bağlantı. Bağlanım. Bağlanma. Bağlama. Birlikte kalıtsal olabilecek benzer kromozomlar üzerinde birbirine yakın yerleşen genlerin rol oynadığı kalıtım şekli. Bağ. Eklem. Mekanik tertibat. İletken sarımlarından oluşan kapalı bir akım çevriminde sarım sayısı ile mıknatısısal akı çarpımı. Alel olmayan iki ya da daha fazla sayıdaki genin birlikte kalıtlanması. bu genler aynı kromozomda bulunmaları nedeniyle birbirine bağlıdırlar ve ikinci mendel kanununa ters hareket ederler, yani bağımsız değildirler.

Side against : -e karşı olmak.

Side arms : Bele takılan küçük silahlar. Bir askerin yanında sakladığı silahlar. Hafif silahlar. Belde taşınan silahlar.

Side band : Değiştirime uğramış bir taşıyıcı dalganın iki yanında yer alan yinelenimler kuşağı; başka bir deyişle, değiştirime uğramış bir dalganın, taşıyıcı dalga dışındaki yinelenimleri. (bunlar alt yan kuşak, üst yan kuşak adlarını alır). Yan bant. Yan-kuşak. Kiplenik radyo dalgalarında, taşıyıcı sıklığın iki yanındaki sıklık kuşaklarından her biri. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yan kuşak.

 

Side blown converter : Yandan üflemeli konvertör. Yandan üflemeli dönüştürgeç.

İngilizce Side linkage Türkçe anlamı, Side linkage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Side linkage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Side linkage synonyms : abnormal budget receipts, ability rent, a change in demand, a group shares, abnormal budget expenditures, a change in supply.