Forwent türkçesi Forwent nedir

Forwent ingilizcede ne demek, Forwent nerede nasıl kullanılır?

Forward : Akıncı. Yönlendirmek. Küstah. İleri aktarmak. Ön. İleriye. İleri. İleriye doğru. Yüklemek. Şımarık.

Forward air controller : İleri hava kontrolörü. Uçuş müfettişi.

Forward buying : Gelecekte teslim satınalma. Vadeli satın alma. Ön alım. Gelecekte teslim edilmek üzere satın alma. Vadeli teslim piyasasında satın alma.

Forward by e mail : Elektronik posta ile ilet.

Forward channel : İleriye oluk. İleri yönde kanal. İleri doğru kanal. Veriş kanalı.

Forward contract : Bir işin görülmesini garanti altına alan kontrat. Vadeli döviz sözleşmesi. Vadeli kontrat. Vadeli sözleşme. İlerde teslim şartlı sözleşme. Belli bir ekonomik varlığın bugün belirlenen sabit bir fiyattan gelecekte birkaç aylık süre sonunda teslim edilmek kaydıyla satılması konusunda yapılan sözleşme. Vadeli döviz işlemlerine ilişkin taraflar arasında yapılan sözleşme. Vadeli işlem sözleşmesi. İleriye yönelik kontrat.

Forward demeaning transformation : İleriye doğru ortalamadan fark dönüştürmesi.

Forward error correction : Göndermede hata düzeltimi. Gönderim yönünde hata düzeltimi. İleri hata düzeltme. Gönderme yönünde hata düzeltimi.

 

Forward exchange discount : Herhangi bir dövizin vadeli kuru ile anında teslim piyasasındaki kuru arasındaki negatif fark. Vadeli döviz iskontosu.

Forward command post : İleri komuta yeri. Savaş alanında önde kurulan üs.

İngilizce Forwent Türkçe anlamı, Forwent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forwent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Denying : Yadsıma. Mahrum etmek. İnkar etmek. Yalanlamak. Yadsımak. İnkar etme. Reddetmek.

Back off : Terk etmek. Sorumluluktan geri durmak. Geri çekilmek. Geri çekme. Gevşetmek. Geri çekmek.

Abjured : Tövbe etmek. Yemin ederek reddetmek. Dönmek (dininden). İnkar etmek. Vazgeçtigine dair yemin etmek. Yemin ederek vazgeçmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Yeminle vazgeçmek.

Deny : Danmak. Yalanlamak. Yadsımak. Tanımamak. Mahrum etmek. Kaçınmak. Reddetmek. Nasip etmemek. Esirgemek.

Deprives : Kaybettirmek. Mahrum etmek. Yoksun etmek. Rütbesini indirmek (kilise). Görevden almak. Mahrumiyet.

Denied : Yadsımak. Yalanlanmış. Reddedildi. Engellendi. Mahrum etmek. Yalanlamak. Reddetmek. İnkar etmek. İnkar edilmiş.

Abdicate : Çekilmek. İmtina etmek. Boynundan atmak. Terketmek (tacını ve tahtını). Hakkından vazgeçmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Saltanattan çekilmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan).

Abandon : El etek çekmek. Çıkıp gitmek. Viran hale getirmek. Koyup gitmek. Başından atmak. Tehire salmak. Kendini kaptırmak.

Abnegate : Kaçmak (sorumluluktan). Ülkeden ayrılmak. Yadsımak. Reddetmek. Tanımamak. Feda etmek. İnkar etmek.

Woods : Orman. Ormanlık alan. Ağaçlık.

 

Forwent synonyms : second growth, old growth, underbrush, desist, debars, demising, abstentions, demise, repress, tree, suppress, bend the neck, allowing, abandoners, abdicating, back down, deprive of, allow, bereave of, bury, desisting, debarred, virgin forest, jungle, leaved, abandons, debar from, bow out of, rainforest, back, vegetation, abdicated, cedes.

Forwent zıt anlamlı kelimeler, Forwent kelime anlamı

Remember : Yadetmek. İhmal etmemek. Düşünmek. Aklına gelmek. Anımsamak. Görmek. Anmak. Hatırda tutmak. Hatırlamak. Aklında tutmak.

Fauna : Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Fauna. Hayvanların yaşadığı bölge. Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy. Direy. Doğay. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Hayvan topluluğu. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar.