Fought back türkçesi Fought back nedir

  • Misilleme yapmış.
  • Öcünü almış.
  • Sağlam durmuş.
  • Karşı koymak.
  • Gögüs germiş.
  • Direnmek.
  • Direnmiş.

Fought back ile ilgili cümleler

English: We could've fought back.
Turkish: Karşı koyabilirdik.

English: Ali fought back.
Turkish: Ali tekrar dövüştü.

English: I fought back.
Turkish: Direndim.

Fought back ingilizcede ne demek, Fought back nerede nasıl kullanılır?

Fought : Savaş vermek. Uğraşmak. Savaşmak. Savaş. Mücadele etmek. Dövüşmek. Kavga etmek. Savunmak.

Back : Vazgeçmek. Geri. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Arka çıkmak. Önce. Ters. Geriye. Savunucu. Arka. Arkalık.

Fought against : - ile boğuşmuş. - ile mücadele etmiş. - karşı savaşmış.

Fought for : Bir sebep adına mücadele etmiş. - için savaşmış.

Fought for his life : Hayatta kalmak için mücadele etmiş. Hayatını savunmuş. Hayatı için savaşmış. Kendini korumak ve kurtarmak için mücadele etmiş.

Fought tooth and nail : Sahip olduğu tüm güçle ve herşeyle savaşmış. Diş ve tırnakları ile savaşmış. Şiddetli bir şekilde savaşmış.

İngilizce Fought back Türkçe anlamı, Fought back eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fought back ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Jibs : Seren. Diretmek. Ayak diremek. Bumba. Dayatmak. İnatla geri geri gitmek. Vincin yükü kaldıran ve indiren kolu. İstememek. Gerilemek.

Hold up : Tutmak. Geri tutmak. Soymak. Arzetmek. Havaya kaldırmak. Kaldırmak. Durdurmak. Gecikmek. Yukarıda tutmak. Yardımda bulunmak.

Contest : Rekabet etmek. Doğruluğu hakkında tartışmak. Münakaşa. Mücadele. Çekişmek. Yarışma. İtiraz edip yanlış olduğunu ispatlamaya çalışmak. İnkar. İtiraz etmek.

Antagonise : Kızdırmak. Aleyhine çevirmek. Karşı çıkmak. Düşmanlığa sebep olmak. Husumeti tahrik etmek. Kışkırtmak. Önlemek (ayrıca antagonize). Husumete sebep olmak. Düşman etmek.

Insist : Diretmek. Üzerinde durmak. Dayatmak. Ayak diremek. İddia etmek. Asılmak. Kararlı olmak. Üstelemek. Israr etmek.

Antagonised : Aleyhine çevirmek. Düşmanlığa sebep olmak. Husumete sebep olmak. Husumeti tahrik etmek. Önlemek (ayrıca antagonize). Düşman etmek. Kızdırmak. Kışkırtmak. Karşı çıkmak.

Contesting : İtiraz etmek. Çekişmek. Yarışmak. Rekabet etmek.

High : Lise. Pikap. Rekor. Yüksek. Necip. Zirve. Yüksek yer. Büyük vites. Yüksek basınçlı bölge.

Contested : Yarışmak. Tartışmaya açık. Anlaşmazlığı olan. Rekabet etmek. Çekişmek. Davalı. İtiraz etmek.

Fought back synonyms : fight back, jib at doing, insisted, antagonising, antagonises, confronted, be dead against, counter, confront, contests, jibbing, bear against, confronting, insist on, jibbed, jib, insists, hold out, counteract, drive back, confronts.