Foveae türkçesi Foveae nedir

  • Küçük deli.
  • Çukur.
  • Çöküntü (biyoloji terimi).
  • Gamze.
  • Fovea.

Foveae ingilizcede ne demek, Foveae nerede nasıl kullanılır?

Fovea articularis caudalis : Atlasın arka eklem çukurcuğu. Fovea artikularis kaudalis.

Fovea articularis cranialis : Fovea artikularis kranyalis. Atlasın ön kısmının iç yüzünde bulunan ve condylus occipitalis'ler ile eklemleşmeye yarayan elipsoit çukurcuk.

Fovea costalis : Fovea kostalis. Sırt omurlarında ön, arka ve enine olarak bulunan kaburga çukurcukları.

Fovea dentis : Fovea dentis. Atlasın arcus ventralis'inin iç yüzünde bulunan ve axis'in dens'i ile eklemleşmeye yarayan çukurcuk.

Fovea pterygoidea : M. pterygoideus lateralis'in bağlanması için, collum mandibulae'nin ön iç yüzünde bulunan çukurcuk. Fovea pterigoidea.

Foveolate : Küçük çukurları olan. Foveolat. Gamzeleri olan (biyoloji terimi).

Fov : Görüş alanı. Bir kameranın var olan bir görüş açısından en fazla görebilme kabiliyeti.

Fovea : Göz çukuru. (göz vb için) çukur. Çöküntü (biyoloji terimi). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gamze. Fovea. Vücutta küçük çukur. Merkezsel fovea. Çukur. Küçük deli.

Foveate : Oyuk (biyoloji terimi). Bereli. Çukurlu.

Foveola : Küçük çukur. Küçük girinti. Çukurcuk. Küçük oyuk (biyoloji terimi). Foveola.

 

İngilizce Foveae Türkçe anlamı, Foveae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foveae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dimple : Yanak. Çene çukuru. Dimfle. Çukurlaşmak. Çukur oluşturmak. Gamzesi çıkmak. Gamzesini göstermek.

Deep set : Derinde olan. Açık top.

Fovea : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yuvarlak çukur. (göz vb için) çukur. Sarı nokta. Merkezsel fovea.

Cavity : Kovuk. Kavitas. Diş çukuru. Fizik, uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. İçi boş oyuk. Delik. Akımmıknatıssal dalgalarla belirli sıklıkta çınlanıma giren uygun boyutlu boş oylum. Oyuk. Kavite.

Dented : Çökük. Bereli. Dişli. Yüzeyinde çukurları olan. Çukurlu.

Dimples : Çene çukuru.

Shrub : Alkollü meyve şurubu. Ağaçsı. Çalı. Şarap. Şurup. Bodur ağaç. Çepel. Ağaççık. Funda.

Dibhole : (madencilik) kuyu. Karter.

Retina : Gözde en iç kısımda bulunan, ışığa duyarlı hücrelerin, duyu sinirlerinin ve pigmentlerin bulunduğu, çift katlı tabaka, retina. Göz yuvarının en içte bulunan ışığa duyarlı tabakası. biri göz yuvarının gerisini çevreleyen, ışık alıcı hücreler (koni ve çomak hücreleri) ve nöronları kapsayan, daha içte olan diğeri melanin taneciklerini kapsayan pigmentli çift kat epitel astardan oluşan tabaka. retina. Ağtabaka. Ağkatman. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ağ katman. Göz yuvarlağının en içteki görmede işlev gören ve dıştan içe doğru; pigmentli epitel kat, çubuk ve koni biçimli hücreler kat, dış sınırlayıcı zar, dış çekirdekler kat, dış pleksiform kat, gangliyon hücreleri, optik sinir uzantıları kat ve sınırlayıcı zar katlarından oluşan, tunika interna bulbi adı da verilen sinirsel tabakası, retina. Ağ kat. Ağ tabaka. Retina.

 

Concaves : Konkav. İçbükey yüzey. Oyuk. Iraksak. İçbükey. Konkav. İçe bombeli. Obruk.

Foveae synonyms : fovea centralis, purple pea, genus hovea, concave, fossette, bush, dent, region, cavities, depression, acetabular, coved, cleft, crater, dished, area.