Deep set türkçesi Deep set nedir

  • Açık top.
  • Çukur.
  • Derinde olan.

Deep set ingilizcede ne demek, Deep set nerede nasıl kullanılır?

Deep : Dalgın. Aşırı. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Derinlik. Karmaşık. Dip. Yoğun. Koyuluk. Deniz.

Set : Değişmez. Küme. Bir takımyıldızın adı. Dediğim dedik. Alışılmış. Sonucu belirtmede birim olan 15 sayılık bölüm. Kararlı. Azimli. Ayırt edici kuralıyla ötekilerden ayrılan ve belli sayıda birimden oluşan nesneler ya da birimler topluluğu. Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk.

Deep acid etching : Asitli derin dağlama.

Deep blue : Koyu mavi. Masmavi.

Deep breath : Derin nefes.

Deep brown : Koyu kahverengi.

İngilizce Deep set Türkçe anlamı, Deep set eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deep set ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cleft : Çatlak. Cep. Oluk. Ay yüzeyinde görülen uzun yarıklardan her biri. Herhangi bir organ veya oluşum üzerindeki uzunlamasına seyir gösteren açıklık, kleft. Kleft. Yarık. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayrık.

Dished : Çanaklanmış. Bombeli. Çökük. Konkav. Bozuk. İçbükey. İşi bitmiş. Ortası çukur. Tabak şeklinde.

 

Depression : Ekonominin tam çalışma düzeyi altında dengede bulunuşu, (işsizlik, eder düşüklükleri, yapım öğelerinin ulusal gelirden aldığı payların azalması gibi sakıncalar doğurur). Ekonomik daralma. Depresyon. Bunalım. Kasavet. Dermansızlık. Karalar üzerinde çevresi yüksekliklerle kapalı, tabanı kimi kez deniz yüzeyinden de aşağı inebilen yer biçimi, bk. çökme. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi nedenlerle oluşan tecimsel sıkıntı. Ilıman enlemlerde görülen alçak basınçlı hava döngüsü. Durgunluk.

Cavities : Çürük. Boşluk. Kovuk. Oyuk. Delik.

Dibhole : Karter. (madencilik) kuyu.

Dimples : Çene çukuru. Gamze.

Concave : Konkav. Oyuk. İçe bombeli. Konkav. İçbükey yüzey. İçbükey. Iraksak. Obruk.

Cavity : Çürük. Boşluk. İçi parlatılmış, değişmez sıcaklıkta kalabilen bir küre ve çok küçük bir delik. bu delikten içeri gönderilen ışık içerde sonsuz sayıda yansır; böylece ışık tüm soğurulmuş olur. bu da kara cisim koşulunu sağlar. Kavite. Diş çukuru. Fizik, uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oyuk. Akımmıknatıssal dalgalarla belirli sıklıkta çınlanıma giren uygun boyutlu boş oylum. Delik. Kovuk.

Dented : Çökük. Yüzeyinde çukurları olan. Çukurlu. Dişli. Bereli.

Coved : Kemerli. Kemer ile inşa edilmiş.

Deep set synonyms : concaves, dimple, dent, acetabular, crater.