Frazil türkçesi Frazil nedir

  • Yüzen buz.
  • Türbülanslı sularda savrulan küçük plakalar oluşturan yüzen buz kristalleri.

Frazil ingilizcede ne demek, Frazil nerede nasıl kullanılır?

Frazzle : Yıpranmak. Yıpranma. Bitkinlik. Yorulma. Eskimek. Yıpratmak. Yorulmak. Bitkin düşme. Yormak.

Frazzled : Yorgun düşmüş. Yorulmuş. Panik yapmış. Bitap düşmüş. Tükenmiş. Bitkin düşmüş. Öfkelendirilmiş (argo terim). Paniklemiş.

Frazzles : Eskimek. Yıpranma. Yıpratmak. Yorulma. Yorulmak. Yıpranmış veya eskimiş olma durumu (giyim hakkında). Yıpranmak. Bitkinlik. Yormak. Aşırı yorgunluk durumu.

Frazzling : Eskimek. Yıpranmak. Yıpratmak. Yormak. Eskiyen.

Beat to a frazzle : Bir giysiyi eskitmek. Eskitmek. Bitkin düşürmek. Fiziksel veya duygusal olarak tüketmek. İflahını kesmek.

Fra : İtalyan keşiş ya da rahip isimlerinin önüne eklenen ünvan.

Worn to a frazzle : Çok yorgun. Yorgun. Bitkin.

Frabjous : Şahane. (argo terim) harika. Zevkli. Mükemmel. Nefis. Hoş.

Fraction : Hizip. Damıtık madde. Çok küçük miktar. Kesim. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Bölme. Bölüm. Parça. Üleşke. Fraksiyon.

Fractal dimension : Fraktal boyut. Oransal kırılma boyutu.

İngilizce Frazil Türkçe anlamı, Frazil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frazil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rickety : Çürük (eşya). Köhne. Cılız. Çürük. Titrek (kimse). Kırıldı kırılacak. Çürük çarık (şey). Külüstür. Çökecek gibi. Zayıfça tutturulmuş.

Weak : Halsiz. İradesiz. Sertliği az olan, karanlık bölümleriyle aydınlık bölümleri arasında kesin ayırım bulunmayan (görüntü). Hafif. Kuvvetsiz. Dayanıksız. Zayıf. Açık. Cansız. Takatsiz.

Decrepit : Yıpranmış. Yıkık dökük. Dermansız. Zayıf düşmüş. Bir ayağı çukurda. Çökmüş. Eskimiş. Eski. Eli ayağı tutmaz. Eli ayağı tutmaz (argo terim).

Strike out : Yola koyulmak. Silmek. Başarısız olmak. Kulaç atmak. Yüzmek. Bulmak. Buluş yapmak. Sağa sola vurmak. Gitmek. Üzerini çizmek.

Mess up : Yüzüne gözüne bulaştırmak. Ortalığı dağıtmak. Mahvetmek. Irgat pazarına döndürmek. Bozmak. Altüst etmek. İşi berbat etmek. Berbat etmek. Alan talan etmek. İşleri berbat etmek.

Founder : İflas etmek. Saplanıp kalmak. Arpalama. Güme gitmek. (gemi) batmak. Kurucu. Dökümcü. Bataklığa saplanmak. Başarısız olmak. Bir kuruluşu, bir varlığı yapan, meydana getiren kişi.

Fumble : El yordamıyle aramak. Topu düşürmek (oyunda). Beceriksizce yapmak. Becerememe. Elleri dolaşmak. Yoklamak. Tutamayış. El yordamıyla yürümek. El yordamıyla aramak. Beceriksizce atak.

Floe : Denizde yüzen üstü düz buz kütlesi. Denizdeki buz tabakası. Yüzen buz kütlesi. Bankiz. Deniz buzlası. Yüzen buz kitlesi. Buz kütlesi. Flo.

Overreach : Boyunu aşmak. Ötesine geçmek. Dolandırmak. Hile ile yenmek. Yetişip geçmek. Arka ayağı ön ayağına değmek (at). Aldatmak. Uzanmak.

Go wrong : Bozulmak. Aksi gitmek. Arıza yapmak. Kötü sonuçlanmak. Aksamak. İstenen sonucu vermemek. Hata yapmak. Hata etmek. Ters gitmek. Yanlış yapmak.

 

Frazil synonyms : bollocks up, bollix up, light boned, pack ice, fluff, botch, sapless, muff, flub, miss, bobble, miscarry, bollocks, spoil, debile, flop, fall, weakly, bodge, fuck up, fall through, ball up, screw up, bollix, foul up, infirm, bumble, fall flat, shipwreck, blow, botch up, louse up, muck up.

Frazil zıt anlamlı kelimeler, Frazil kelime anlamı

Robust : Dayanıklı. Sıhhatli. Çok sağlıklı. Zinde. Çetin. Dirençli. Güçlü. Gürbüz. Dinç. Kuvvetli.

Strong : Şiddetli. Çok inandırıcı. Alkollü. İradeli. Derinden gelen. Kıvrak. Demir gibi. Sert. Kesif. Keskin.

Rugged : Çetin. Kuvvetli. Sağlam. Kulakları tırmalayan. Engebeli. Kayalık. Cefakar. Kaba. Yontulmamış. Sarp.

Frazil antonyms : succeed.