Deniz suyu buzu nedir, Deniz suyu buzu ne demek
Deniz suyu buzu; Coğrafya alanında kullanılan bir sözcüktür.
Coğrafya'daki terim anlamı:
Kuzey enlemlerde, 0.5 ile 2 derece arasında önce donarak sürekli bir örtü oluşturan, sonra da, sıcaklık ve akıntıların etkisiyle irili ufaklı parçalara bölünerek sürüklenen birkaç metre kalınlıkta buzlara verilen ad.
Deniz suyu buzu kısaca anlamı, tanımı
Suyu : İnanışa göre ölüp gömüleceği yere bilmeden gitmek
Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).
Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.
Deniz suyu : Bileşiminde değişik tuzlar ve gazlar bulunan su.
İrili ufaklı : Büyük küçük karışık.
Enlemler : Yeryuvarının eşlek düzlemine koşut düzlemlerle arakesitleri olan çemberler. Bunlar eşlek düzleminden iki yana uzaklıkları açısal olmak üzere, 0°'den 90°ye dek sayılır.
Kalınlık : Kalın olma durumu. Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyut.
Sıcaklık : Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.
Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.
Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.
Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.
Birkaç : Çok olmayan, az sayıda, az.
Akıntı : Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
Ufaklı : İçinde ufak taneler, taş parçaları bulunan: Bu fasulye çok ufaklı.
Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.
Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.
Sıcak : Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Sıcak yer. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu. Hamam.
Bölün : Bir gazete veya dergide parça parça çıkan ve her parçası bir öncekinin devamı olan yazı.
Sürük : Azgın. Sürülmüş.
Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.
Diğer dillerde Deniz suyu buzu anlamı nedir?
İngilizce'de Deniz suyu buzu ne demek ? : pack ice

Bu kısımda Deniz suyu buzu nedir? Deniz suyu buzu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Deniz suyu buzu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Deniz suyu buzu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.