Fulcrums türkçesi Fulcrums nedir
- Manivela dayanağı.
- Dayanma noktası.
- Dayanak.
- Taşıma noktası.
- Dayama noktası.
- Dayanak noktası.
- Mesnet.
- Destek noktası.
Fulcrums ingilizcede ne demek, Fulcrums nerede nasıl kullanılır?
Fulcrum lever : Dayanak kolu. Silindir manivelası. Ayar kolu.
Carburettor float fulcrum pin : Karbüratör şamandırası muvazene pimi.
Clutch fulcrum ring : Debriyaj mesnet bileziği.
Position of the fulcrum : Destek çekidi. Destek noktası.
Fulcrum : Bazı kemiklerin eklenme noktası. balıklarda tek yüzgeçlerin önünde bulunan dikensi destek. Fulkrum.
Fulcra : Dayanma noktası. Destek noktası. Dayanak. Fulkra.
İngilizce Fulcrums Türkçe anlamı, Fulcrums eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fulcrums ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Point of support : Destek çekidi. Mesnet merkezi. Mesnet noktası.
Bracing : Kuvvetlendirici. Kasalı gitarda ses tahtasının kirişlerle desteklenmesi işlemi. Zinde yapan. Kiriş. Bağlantı. Kasalı gitarlarda kasanın sağlam ve dengeli durabilmesi, sesin doğru ve gür çıkabilmesi için ses tahtası içerisine yapıştırılan tahta çubuklar. Temiz ve sağlıklı. Zindeleştiren. Destekleyiş. Destekleme.
Pivot : Eksen. Oyuncunun, bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi. Eksen üzerinde dönmek. Dönüş. Dönüş ayağı. Mil üzerine yerleştirmek. Eksen etrafında dönmek. Mil üzerinde dönmek. Bağlı olmak. Dönüş sırasında yerden kesilmeyen ayak.
Base : Baz. Dayandırmak. Alt. Başlangıç ya da temel sayılan yer ya da nesne. transistorun salgıcı ile toplacını ayıran kesimi. Kök. Depart. Başlangıç sayısı. Altlık. Yerdeğişir bir bilgisayar izlencesinde, gerçek adresleri bulmak için göreli adreslere eklenmesi gereken değer. genellikle kullanılan bilimsel sayılama dizgesinde, bir üst ile gücü alınan sayı. örn. 2,7x6,25 (15) = 42,1875 deyimindeki 6,25 sayısı. Üs.
Pin : Topluiğne ile tutturmak. Broş. Yüklemek (suç). Açmaza almak (satranç). Kıpırdayamaz hale sokmak. İç içe geçen ya da başka bir parça üzerine eklenenlerin bağlantısı için kullanılan değişik kalınlık ve uzunluktaki bir yanı yivli yuvarlak maden kama. Toplu iğne. Sıkıştırmak. Dip gömleği üzerinde bulunan ve duyun (lamba taşıyıcının) ve özellikle süngü duyların içindeki kertiğe giren ufak metal çıkıntı. bk. süngü dip.
Anchorage : Saplamalı bağlama. Destek. Gemilerin demirleme yeri. Emniyet. Sabitleme. Güven kaynağı. Demirleme yeri. Güven.
Fulcra : Fulkra.
Foundation : Döşek. Temel. Yapma. Bir taşınmazın gelirinin, iyesince, sürekli olarak, belli bir ya da birkaç kamu işgörüsü için ayrılması. kamu yararına ayrılmış olan bu tür taşınmazların yönetimi ile görevlendirilmiş kamu kurumu. Alt yapı. Kurma. Bağlıbağış kurumu. Tesis etme. Vakıf.
Abutments : Köprü ayağı. Köprü kenar ayakları. Kemer ayağı.
Baseline : Bir beyzbol sahasında koşucunun bir bölgeden diğerine koştuğu alan (beyzbol). Temel. (yazım) harflerin tabanlarının oturduğu varsayılan hayali çizgi (g, y, p, q, ve j harflerinin kuyrukları dışarıda kalarak). Ana hat. Esas alınan çizgi. Taban hizası. Referans hattı. Sahanın sonunu gösteren hat (tenis). Başlama hattı. Son cümle.
Fulcrums synonyms : backstop, anchorages, grounds, bracings, baselines, bearer, anchor, support level, headstock, anchor point, mainstay, reference point, mainstays, the bearer, abuttal, footing, rest, lever, basis, bases, position of the fulcrum, back rest, abutment.

Bu kısımda Fulcrums kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fulcrums ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fulcrums anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fulcrums ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.