Funnels türkçesi Funnels nedir

Funnels ingilizcede ne demek, Funnels nerede nasıl kullanılır?

Funnel cloud : Bulut hortumu. Hortum bulut.

Funnel shaped : Huni şeklinde.

Funnel web spider : Huni ağlı örümcek. Avustralya’da yaşayan altı cinsi zehirli, özellikle atrax robustus’un ısırıkları insanlar için ölümcül olabilen atrax cinsi örümcekler.

Funnel web toxin : Huni-ağ toksini. Huni-ağlı örümcek türü olan agelenopsis aperta venomundan elde edilen aromatik yapılı olmayan poliamin yapılı bir zehir.

Tree funnel web spider : Zehirli bir avustralya örümceği, atrax formidabilis. Üç tünel ağlı örümcek.

Buchner funnel : Buchner hunisi.

Separatory funnel : Ayırma hunisi. Birbirine karışmayan iki sıvıyı ayırmaya yarayan, altı musluklu, özel bir huni türü.

Funnel : Boru. Baca gibi yapmak. Huni biçimi vermek. Işığın dağılımını sınırlayan takı. ışıldağın öndeki tırnaklarına takılır. bunların çeşitli çapta olanları vardır. Işıldak şapkası. Akıtmak. Huni. Ağızlık. Akıt. Koni biçiminde, dar yanında boynu bulunan; doldurma boşaltma ve süzme işlemlerinde kullanılan gereç.

Funnelling : Boru ile gönderme. Merkezileştirme. Kanaldan yollama. Kanallaşma. Tünel ile gönderme. Kanallaştırma.

 

Seperating funnel : Üst kısmı kapaklı, alt kısmı musluklu olan ve birbiriyle karışmayan sıvıları ayırmada kullanılan cam malzeme. Ayırma hunisi.

İngilizce Funnels Türkçe anlamı, Funnels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Funnels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nozzle : Delik. Hava ya da yakıtın akışını denetleyen ufak, delikli parça. Başlık. Yağı belirli bir biçimde püskürten meme. Yakıtyağı memesi. Püskürtücü. Burun. Nozul. Meme ağzı. İbrik ağzı.

Muzzles : Ağzını bağlamak. Ağızlık takmak. Top veya tüfek ağzı. Ağızlık (köpek vb). Top ağzı. Burunluk (hayvan). Ağızlık (köpek). Burunsalık takmak. Çanına ot tıkamak.

Lanterns : Fanus. Deniz feneri. Sokak lambası. Nefeslik. Fener.

Pour : Bardaktan boşanırcasına yağmak. Dökülmek (kalıba). Dökmek. Yağdırmak. Yağmak. Yığılmak. Boşaltmak. Koymak (çay vb). Şakır şakır yağmak.

Flues : İnce tüy. Bir tür balık ağı. Baca deliği. Kırpıntı. Borulu org.

Perforate : İçine işlemek. Delmek. Delgi. Nüfuz etmek. Sıralı delik açmak. Delik açmak. İçinden geçmek. Bir dizi delik açmak. Delikli yapmak. Delikli.

Clarion : Boru sesi. Temiz. Açık. İlan etmek. Vazıh. Berrak ve tiz ses. Zurna. Yüksek (ses). Duyurmak.

Cigarette holder : Sigara ağızlığı. Emzik.

Mouthpiece : Film kesme ünitesi ağızlığı. Hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel. Sigara ağızlığı. Sözcü. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Avukat. Zıvana. Deri gibi kaf.

Clarions : Vazıh. Boru ile çalınan müzik. Berrak ve tiz ses. Duyurmak. Açık. Davulla zurnayla duyurmak. Temiz. Boru sesi. İlan etmek.

 

Funnels synonyms : cone shape, funnel shape, flue, duct, chimneys, chibouk, discharge, clarioning, drains, bleeders, bugled, ajutage, smokestack, nozzles, chimney, manhole, penetrate, exudes, bleeder, disembogue, shedding, bugles, drain away, empty, cone, mouthpieces, dripped, exude, bugling, drain, funnel, cones, chimney stack.