Furls türkçesi Furls nedir

Furls ingilizcede ne demek, Furls nerede nasıl kullanılır?

Unfurls : Fora. Bayrak açmak. Çekmek. Göz önüne sermek. (sarılı bir şeyi) açmak. Açılmak. Açmak (yelken, bayrak gibi sarılı bir şeyi). Fora etmek. Açmak.

Furl : Sarmak. Kapatmak. Saravele. Sarmak (yelken veya bayrak). Toplamak. Yelken sarmak.

Furler : Kürklü hayvan. Kürklü giysi. Kürk. Saran kimse. Bazı yumuşak tüylü hayvanlara ait tüyler. Kürk ile süslemek. Kürk ile kaplamak. Kireç (çaydanlıkta veya borularda oluşan). Toplayan kimse. Kazantaşı.

Furlers : Bazı yumuşak tüylü hayvanlara ait tüyler. Post. Kürk ile süslemek. Kürk. Saran kimse. Kürkle kaplamak. Kazantaşı. Kürk ile kaplamak. Toplayan kimse. Kürklü hayvan.

Furless : Kürksüz.

Unfurl : Fora. Açmak (yelken, bayrak gibi sarılı bir şeyi). Çekmek. Göz önüne sermek. Açmak. Fora etmek. Bayrak açmak. Açılmak. (sarılı bir şeyi) açmak.

Unfurl a flag : Bayrak açmak. Bayrağı fora etmek.

Furloughed : (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek. Sıla izni vermek. Askeri izin. Vazifeden izinle ayrılma. İzin. İşten çıkartmak.

Furling : Sarmak. Toplamak. Kapatmak.

Unfurled : Açılmış. Göz önüne sermek. Açılmak. Açmak. Fora etmek.

 

İngilizce Furls Türkçe anlamı, Furls eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Furls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reef : Döküntü. Kaya döküntülü kıyı. Altınlı maden damarı. Kabarma sırasında deniz altında kalarak çekilme ile su yüzüne çıkan kaya döküntüleriyle kaplı ve bu nedenle gemicilik bakımından çekinceli kıyı. Kayalık. İhtiyatlı hareket etmek. Camadan vurmak. Sığ kayalık. Resif.

Accumulate : Çoğalmak. Yığılmak. Biriktirmek. Yığmak. Birikmek. Toplanmak.

Brood over : Gütmek. Kuşatmak.

Caps : Toz lastiği. Geçmek. Bykh. Büyh. Örtmek. Bh. İlkharfbüyük. Kep takmak (simge). Daha iyisini yapmak.

Bar : Hapsetmek. Parmaklık. Taşıma çubuğu. Önünü kesmek. Hoşlanmamak. Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan. Çubuk. Savunmanlar kurumu. Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk. Baro.

Closes : Kesmek. Anlaşmak. Örtmek. Kilitlemek. Son vermek. Yaklaşmak. Sürgülemek. Bitirmek. Uzlaşmak.

Douse : Dulamak. Batırmak. Üzerine su serpmek. Suya sokmak. Sulamak. Islatmak. Lumbarı kapamak. Daldırmak. Söndürmek. Suya daldırmak.

Close : Göğüs göğüse kavga. Kadans. Son. Avlu (okul, kilise). Yummak (göz). Son söz. Çevirmek. Son vermek. Sonuç.

Appeal : Hoşuna gitmek. Başvuru. Yardım ya da merhamet için yapılan rica. Cazip gelmek. Çekicilik. Davayı bir üst mahkemeye götürmek. Yalvarma. Üst mahkemeye başvurmak.

Besets : Etrafını çevirmek. Kuşatmak. Rahat bırakmamak. Etrafını sarmak. Dört bir yandan saldırmak. Sıkıntı vermek. Sıkıştırmak. Rahat vermemek.

Furls synonyms : change form, blindest, roll up, aggregate, adding up, bolt out, aggregates, brood, binds, close up, bind, beset, batch, bandaged, agglomerates, capping, roll, agglomerating, begird, agglomerated, take in, clears, buy up, cleared, add, blind, bundle, begirt, belt, bandages, bolt, buying up, close down.