Furl türkçesi Furl nedir

Furl ingilizcede ne demek, Furl nerede nasıl kullanılır?

Furler : Kazantaşı. Bazı yumuşak tüylü hayvanlara ait tüyler. Kireç (çaydanlıkta veya borularda oluşan). Saran kimse. Toplayan kimse. Kürk ile süslemek. Kürkle kaplamak. Kürklü giysi. Post. Kürk.

Furlers : Toplayan kimse. Kürkle kaplamak. Saran kimse. Kürklü hayvan. Kazantaşı. Post. Kürk ile süslemek. Kürklü giysi. Bazı yumuşak tüylü hayvanlara ait tüyler. Kürk ile kaplamak.

Furless : Kürksüz.

Furling : Toplamak. Kapatmak. Sarmak.

Furlong : Metrelik uzunluk.

Furlough : İzin. Sıla izni vermek. Vazifeden izinle ayrılma. (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek. İşten çıkartmak. Sıla izni. Askeri izin.

Unfurl a flag : Bayrak açmak. Bayrağı fora etmek.

Furloughing : İzin. Askeri izin. Sıla izni vermek. Vazifeden izinle ayrılma. İşten çıkartmak. (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek.

Furls : Sarmak (yelken veya bayrak). Saravele. Toplamak. Sarmak. Kapatmak. Yelken sarmak.

Furloughed : İzin. Sıla izni vermek. Askeri izin. (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek. Vazifeden izinle ayrılma. İşten çıkartmak.

İngilizce Furl Türkçe anlamı, Furl eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Furl ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blind : Göz kamaştırmak. Alem. Jaluzi. Körletmek. Pusu. Saklamak. Kamaştırmak. Kör. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Göz almak.

Bind : Sarmak (çimento) tutmak. Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz. Zorunlu bırakmak. Donmak (beton). Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Tutturmak. Yapıştırmak. Tutmak. Usandırmak. Takyit etmek.

Brood : Tek bir doğum ya da bir grup yumurtadan çıkan yavru; ergin tarafından bakılan genç hayvan. inkübasyon. Kara kara düşünmek. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Damızlık. İki eli şakaklarında düşünmek. Kuluçka. Düşünceye dalmak. Civcivler. Kuş yavruları. Arpacı kumrusu gibi düşünmek.

Agglomerates : Bir araya getirmek. Yığılmak. Yığmak. Yığma. Yığışma. Toplanmak. Toplama. Bir araya toplamak.

Aggregate : Tutmak. Kümelenmek. Katı özdeklerin bir bölgede gelişigüzel kümelenmesi. Toplu. Bütün. Toplaşmak. Birleştirmek. Toplam. Kümeleşmek.

Agglomerate : Aglomera. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yığılmış. Yığışma. Yığma. Yığışım. Toplanmak. Bir araya getirmek. Toplama.

Closes : Kilitlemek. Uzlaşmak. Örtmek. Kesmek. Yaklaşmak. Son vermek. Anlaşmak. Kapamak. Sürgülemek.

Cleared : Elde etmek. Ormanda alan açmak. Limana giren ya da limandan ayrılan sevkiyat ya da gemi. Aydınlatmak. Boşaltmak. Bilgi vermek. Berraklaşmak. Geçmek. Temize çıkarmak. Aşmak.

 

Clears : Limana giriş veya çıkış izni almak. Bilgi vermek. Kaldırmak. Gümrükten çekmek. Temize çıkarmak. Geçmek. Gidermek. Sıyırıp geçmek. Açıklamak.

Batch : Bir pişimde pişirilenler. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yığın. Kuru gereç karışımı. Küme. Türküm. Komşu. Parça. Bir defada alınan miktar. Sürü.

Furl synonyms : bandages, take in, begirt, appeal, adding up, bolt out, add together, agglomerating, close down, cap, belt, bundling, douse, furls, roll, roll up, bolt, change form, brood over, blot out, binds, accumulates, bundle, beset, blindest, accumulating, amass, add, accumulate, capping, add up, close up, buying up.

Furl ingilizce tanımı, definition of Furl

Furl kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To wrap or roll, as a sail, close to the yard, stay, or mast, or, as a flag, close to or around its staff, securing it there by a gasket or line. To draw up or gather into close compass.