Gömele nedir, Gömele ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bağ ve bahçelerde yaz için yapılan küçük kulübe, bağ evi.

Bağ, bahçe, bostanlardaki bekçi kulübesi.

Tohum çukuru.

Teknik terim anlamı:

Avcıların çalı çırpı veya taştan yaptıkları siper veya kulübe, evsin.

Gömele anlamı, kısaca tanımı

Göme : Avcıların gizlenerek av bekledikleri yer. Kel (insan için). Toprak altına gömülerek saklanmış para ya da değerli şeyler, define

Gömelek : Yenilen bir çeşit mantar.

Çalı çırpı : Kolayca ateş yakmaya yarayan ince ve kuru ağaç dalı, kuru ot vb. şeyler.

Bağ bahçe : Bahçe, bostan vb. taşınmaz mal.

Bostanlar : Bartın ili, Amasra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Manisa ili, Üçpınar nahiyesine bağlı bir yer. Osmaniye şehrinde, Düziçi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Bağ evi : Bağ (II) içerisine yapılarak yaz aylarında kalınan ev.

Avcılar : İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

Bostan : Sebze bahçesi. Kavun, karpuz tarlası. Kavun ve karpuza verilen ortak ad.

Kulübe : Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev. Hayvanlar için yapılmış barınak. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak. Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz.

 

Taştan : Taş gibi güçlü.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Avcıl : İyi av avlıyan hayvan.

Siper : Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer. Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek. Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılmış olan çıkıntı, siperlik. Kuytu, korunulabilen. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda.

Tohum : Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. Soy sop, döl, nesil, sülale. Spermatozoit.

Bekçi : Bir şeyi veya bir yeri bekleyip korumakla görevli kimse.

Bahçe : Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer. Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri.

Çukur : Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. Mezar. Çene ve yanaktaki gamze.

Çırpı : Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.

Evsin : Avlanırken avcıların hayvanlardan gizlendiği yer.

Çalı : Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Diğer dillerde Gölköyü anlamı nedir?

İngilizce'de Gölköyü ne demek ? : lake-dwelling